Altan Tan: 2022’de Kürtler

07.01.2022
Altan Tan, indyturk.com’da “2022’de Kürtler” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazıyı aşağıya alıntılıyoruz. 

Fotoğraf: Reuters

Âdettendir;

Her yeni yıla girildiğinde geride kalan yılın bir muhasebesi yapılır ve yeni yıldan beklentiler dile getirilir.

Çoğunlukla da giden yıla;

Diyarbekirlilerin dediği gibi;

‘Gidesen gelmiyesen, başın omrın yiyesen’ denilir.

Yeni yıla ise taze gelin misali güzellemeler yapılır.

Ne kadar yarım kalmış iş, gerçekleşmemiş hayal varsa yeni yıla ciro edilir.

Yeni yıl;

‘Yeni yıl’ değil de Noel Baba’dır sanki. 

Yılbaşı gecesi kutlamalar yapılır,

Anlamsız bir mutluluk patlaması ile yenilir, içilir; eğlenilir, coşulur.

Urfalıların tabiri ile ertesi sabah;

‘Dünyanın yine eski tas, eski hamam’ olacağı bir geceliğine unutulur. 

Olsun!

Bir gecelik mutluluk da mutluluktur.

Hayat acımasızdır.

‘Felek bir kuru üzüm tanesi yedirir, arkasından 100 sille vurur’ 

Nikahtan bir hafta sonra soluğu en yakın karakolda alan yeni evlilerin düğün gecesinde de; 

Herkesin ağzı kulaklarındadır.

Gözler en yalın gerçekleri bile görmez. 

Hep birlikte oynayan,

El ele kol kola halaylar çeken, 

Türküler şarkılar söyleyen, 

Davullar tabancalar patlatan; 

Gelin, kaynana; 

Elti, görümce; 

Kayınço, eniştenin çok geçmeden birbirine düşman olacağı o gece kimsenin aklına gelmez.

Dediğim gibi bir gecelik mutluluk da mutluluktur!

Kürt medyası da bu yılbaşı güzellemeleri geleneğine uyarak birçok Kürt siyasetçi ve yazara 2021 değerlendirmelerini ve 2022’nin Kürtler açısından nasıl geçeceği ile ilgili tahminlerini/öngörülerini sormuş.

Allah için, tek bir Kürt bile 2021’de Kürt siyasetçileri, örgüt ve partileri ile ilgili en ufak bir öz eleştiride bulunmamış. 

Her zamanki gibi ahlar vahlar, feryatlar!

Tüm yanlışları ‘düşmanlar’ yapmış ve bizimkilerin hepsi sütten çıkmış ak kaşıkmış!

2022 ile ilgili değerlendirmeleri de;

‘Vatan, millet, Sakarya!

‘Kürtlerin birliği’

‘Sürekli direniş ve zafer’

‘Kürtleri Birliği’ dedikleri de;

4 ülkedeki tüm Kürt örgüt ve partilerinin ortak stratejisi. 

Süper IQ’ları ile tüm Kürtleri geri zekalı yerine koyarak, bir partinin egemenliği altına sokmak ve tek parti diktatörlüğü kurmak! 

Hepsinin yaklaşımı aynı; 

Önce can, sonra canan! 

O da belki! Bir ihtimal! Olabilir!

Kerkük’ün gidiş nedeni de, 

Şengal’deki çekişme de,

Suriye’deki ‘demokratik yönetim’ de aynı zihinlerin ürünü.

2021’de Türkiye, Irak, İran ve Suriye’deki Kürtler hangi kazanımlarını kaybetti, Kerkük’ten Diyarbekir’e kadar başlarına neler geldi, 

2013 şartlarını nasıl arar hale geldik, defalarca yazdım.

Tekrarlamayacağım.

Çünkü ‘yarım dünyaların’ ve ‘yarım dünyaların müritlerinin’ umurlarında değil.

Kendileri ayakta kaldıktan sonra dünya yıkılmış ne gam!

Halka, 

Mürit olmayanlara gelince;

En büyük bedel ödeyen ve ıstırap çekmekte olanlar onlar.

En az 100 yıldır her şeylerini veriyorlar, dönüp dolaşıp aynı yere geliyorlar.

Siyaset akılla yapılır.

Para, güç, silah ve asker sonra.

Aydını, akil adamları, yazarları, ozanları ve belki de bunların hepsinden önemlisi devlet adamları olmayan, devlet adamı (akılmend) yetiştiremeyen milletlerin bir menzile varmaları mümkün değil.

İngiltere’nin 240 bin küsur kilometrekare toprağı var. Türkiye’nin üçte birinden az!

Birleşik Krallık hiçbir zaman Avrupa’ya egemen olamadı (bugün de dahil); ama 500 yıldır Avustralya’dan Kanada’ya kadar dünyayı yönetiyor.

Ne ile?

Öncelikle akıl ve o aklın ürettiği siyasetle; akıllı siyasetçilerle.

Biz Kürtlerin ise her birimizin en az 50 kamyon amcazade, teyzezade, hala ve dayızade ile birlikte 40 milyon nüfusumuz var. 

(50 kamyona abartı diyorsanız Kürtleri tanımıyorsunuz demektir! Az bile dedim! Sadece dedem ve babaannem Hacı Yusuf ve Adile Tan’ın torun ve torunlarının torunları an itibarı ile 355’in üzerinde, yarına ne olur bilmem! Ayrıca birinin 7 diğerinin 6 kardeşi vardı, onların zürriyetler ayrı) 

Bugün 40 milyon Kürt, 

İsmimizi bile dilenmek zorunda kalıyoruz! 

Vartolu bir arkadaşımın Bursa’da 90 yaşında vefat eden babasının Şemsettin olan adı, ölene kadar nüfusta Tunç olarak kaldı.

Vartolu ve Tunç!

Zalim, zorba ve ahmaklardan medet umuyoruz.

Özellikle de kendilerini ümmetçi sanan zavallı (aynı zamanda da ukala) ahmaklardan himmet bekliyoruz! (Hem cahil, hem ahmak hem de ukala.)

40 milyon Kürt varmış!

Dedemle babaannemin 355 torunu her hafta daha da artıyormuş!

Sayının ne önemi var?

Hepimizi toplasan bir tane Nobel alan yok,

Atom bombasını veya Kovid aşısını bulan da yok! 

Boşuna; “Yeki bi hezara, hezar ne bi yekiye!” dememişler.

(Bir kişi bin kişiye bedeldir, -çoğu kez- bin kişi ise bir kişi bile etmez) 

Akıl grama gelmez ki!

Akıl zerine, mıxabın lı sere herkes ji nine!

(Akıl altındır, ne yazık ki herkesin başında da yoktur!)

Sultan Sencer’in fermanlarından, Kanuni Sultan Süleyman’ın Fransa Kralı’na gönderdiği mektuba,

Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nden Şemsettin Sami’nin Kamusul Alamı’na kadar kayıtlı Kürdistan ismi bile sakıncalı. 

Irak Anayası’na göre resmi ismi Kürdistan Bölgesel Yönetimi olan yere bile ‘Irak’ın Kuzeyi’, ‘Kuzey Irak’ diyorlar. 

Binlerce kez yazıklar olsun, ama kime, kimlere?

Ahmede Xani’nin dediği gibi ‘Bu ayıp’ asla bizim gibilerin ayıbı değil.

Ama bu utanç ünlü kişileredir,

Bu önderler ve beyler için namustur.

Ozanların ve yoksulların gücü nedir ki?

Keşke 2022’den ümitli olabilsek!

Kürtlerin haklarını gasp eden ve gaspa devam etmekte ısrarlı olan hiçbir kişi, kurum, örgüt, parti ve devletten yakınmıyorum.

Kürt siyasetçilerin aymazlıkları, bir türlü dünya ve bölge şartlarını doğru okuyamamaları, bu perişan ve sefilliklerine rağmen burunlarından kıl aldırmayan kurré tavırları devam ettiği müddetçe yakınmanın bir faydası yok.

Büyüklerimiz böyle durumlarda hayıflanarak, şöyle derlerdi:

Réberime Aloye,
Xwarineme çeloye

(Rehberimiz -akılsız- Alo olduğu müddetçe
Yemeğimiz de kuru meşe yaprağıdır)

Yine de Allah encamımızı hayır eylesin!

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir