Ergun Özbudun: Cumhurbaşkanlığına Adaylık Sorunu

22.06.2022

Ergun Özbudun, perspektif.online’da “Cumhurbaşkanlığına Adaylık Sorunu” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazıyı aşağıya alıntılıyoruz. 

TBMM beşte üç çoğunlukla seçimlerin yenilenmesine karar vermediği takdirde, Sayın Erdoğan’ın tekrar aday olmasına imkân yoktur. Kendisinin, bir yandan adaylığını ilan ederken, öte yandan seçimlerin zamanında yapılacağını ifade etmesi, kendi içinde açık bir çelişki barındırmaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 9 Haziran tarihli demecinde kendisinin Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olduğunu ve seçimlerin normal tarihi olan Haziran 2023’te yapılacağını açıklaması, Cumhurbaşkanlığına adaylık konusundaki hukukî tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Anayasanın 101’inci maddesinin 2’nci fıkrasına göre, “Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.” Anayasamızın 21 Ocak 2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun’la değişik 116’ncı maddesi ise buna bir istisna getirmiştir. Buna göre “Türkiye Büyük Millet Meclisi, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. (…) Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.” Görülüyor ki en fazla iki defa seçilme kuralının tek istisnası, bu maddede belirtilen durumdur. Nitekim seçimlerin yenilenmesine Cumhurbaşkanınca karar verilmesi halinde, üçüncü defa adaylık söz konusu değildir. Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanlığı makamına 2014 ve 2018 yıllarında olmak üzere iki defa seçilmiş olduğundan, seçimlerin TBMM’ce yenilenmesi durumu dışında, üçüncü defa adaylığı mümkün değildir.

Anayasa hükümleri bu kadar açık olduğu halde bu tartışma nereden çıkıyor? İktidar çevreleri ve onlara yakın bazı hukukçular, 2017 Anayasa değişikliği ile yeni bir sistem yaratıldığını, dolayısıyla en fazla iki dönem seçilme kuralının, bu değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra uygulanmaya başlaması gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Bu görüşe göre, Erdoğan’ın ilk seçimi 2014 değil, 2018 yılında gerçekleşmiştir ve önümüzdeki seçimlerde yeniden aday olma hakkı mevcuttur.

Yukarıda değinilen Anayasa hükümlerinin açıklığı karşısında bu yorumu kabul etmeye imkân yoktur. 2017 Anayasa değişikliği siyasal sistemde radikal değişiklikler yaratmış olmakla birlikte, kesinlikle yeni bir anayasa değil, 1982 Anayasasının 20 değişikliğinden bir tanesidir. Nitekim 6771 sayılı Kanun’un başlığı da “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”dur. Bir anayasa değişikliğinde, değiştirilmemiş hükümlerin geçerliliklerini aynen koruyacakları hususunda en ufak bir tereddüt olamaz. Anayasanın 101’inci maddesinin 2’nci fıkrasının 2017 değişikliğinden önceki ve sonraki metinleri, noktası ve virgülüne kadar aynıdır. Dolayısıyla TBMM beşte üç çoğunlukla seçimlerin yenilenmesine karar vermediği takdirde, Sayın Erdoğan’ın tekrar aday olmasına imkân yoktur. Kendisinin, bir yandan adaylığını ilan ederken, öte yandan seçimlerin zamanında yapılacağını ifade etmesi, kendi içinde açık bir çelişki barındırmaktadır.

 

Mağduriyet Duygusu Yaratmak

Bazı yorumculara göre Sayın Erdoğan’ı böyle bir beyana sevk eden saik, muhalefet partilerinin itirazları nedeniyle bir mağduriyet duygusu yaratmak ve böylece kendi tabanını konsolide etmektir. Gerçekten AKP, 2002, 2007 ve 2011 seçimlerinde bu mağduriyet duygusundan büyük yarar sağlamıştır. Ancak şimdiki durum, bu örneklerden çok farklıdır. Anayasa hükümlerine uyulmasında ısrar, hiçbir şekilde mağduriyet yaratma olarak görülemez. Üstelik TBMM’nin seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde Sayın Erdoğan üçüncü defa aday olabilecektir. AKP ve MHP’nin oy toplamı bu karar için gerekli olan 360 sayısına ulaşmasa da iktidar blokunun böyle bir çağrıda bulunması halinde, her gün sabah akşam erken seçim isteyen muhalefet partilerinin buna katılacakları şüphesizdir. Nitekim son günlerde CHP ve İYİ Parti sözcüleri, böyle bir çağrıya tam destek vereceklerini açıklamışlardır. Böylece sorun, tartışmasız, ihtilafsız, uzlaşmacı ve hukuka uygun biçimde çözülmüş olacaktır. Bu durumda, AKP’nin girişebileceği bir mağduriyet edebiyatının kendi seçmenleri gözünde bile inandırıcı olması mümkün değildir.

Son olarak, içinde bulunduğumuz noktada gerek Sayın Erdoğan’ın adaylığı gerek seçim tarihi kesinleşmiş değildir. Seçimlerin yenilenmesi halinde seçim takviminin nasıl işleyeceği, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nda ve 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nda düzenlenmiştir (Bakınız Serap Yazıcı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi: Seçimlerin Yenilenmesi, Muhtemel Sorunlar ve Belirsizlikler I, PolitikYol, 31 Ağustos 2021).

Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Farklı Bakış’ın bakış açısını yansıtmayabilir.

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.