Harun Özkarakaş: Yarım Porsiyon İslamcılık ve Gazze

24.10.2023

Harun Özkarakaş, hertaraf.com’da “Yarım Porsiyon İslamcılık ve Gazze” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazıyı aşağıya alıntılıyoruz. 

Yarım Porsiyon İslamcılık ve Gazze | Harun Özkarakaş

Cem Karaca’nın döneminin “Sol” a dair köşeleri kapan, “Sol”un itiraz sunduğu burjuva kimliğine bürünen, aydın olmaktan çok aydın görüntüsü veren kişi ve gruplara yönelik yazmış olduğu bir bestedir yarım porsiyon aydıncık. Bestenin adında geçen “yarım” ifadesi tutarsızlığı, karakter eksikliklerini, konforculuğu, köşe sahibi olmayı, yabancılaşmayı vb. ifade etmektedir. Bestede geçen kriterler, bestenin zamanı aşan yapısı olduğu kadar, ideolojileri aşan bir yapısı olduğunu da göstermektedir. Çünkü her ideolojik grupta benzeri şekilde ideolojisinin bedelini ödemekten ziyade ekmeğini yiyen, ideolojinin “mikrofonu”, “abisi” haline gelmiş dokunulmaz kişiler  bulunmaktadır. Peki bu “yarım porsiyon” karakteri İslami camiada kimlere ve neye tekabül etmektedir? Ne gibi vasıfları vardır? Gazze meselesinde hangi rolü üstleniyorlar?

Yarım porsiyon İslamcılığı, ilk olarak iktidarla kurduğu kirli ilişki tanımlar. Her türlü iktidarla mesafeli olmayı ve adaleti ayakta tutan topluluk olmayı terk etmiştir. Kendi adını iktidarın yanına yazdırmıştır. Bundan dolayı yarım porsiyon İslamcılığı “Saray İslamcılığı” olarak da görebiliriz. Nitekim çalışmalarında İslamın değil, Sarayın öncelikleri mutlaklaştırılmıştır. Toplumsal ıslahı önceleyen ve bu ıslahı tabi olarak siyasete yansıtmak isteyen klasik İslamcılığı ayakları üzereyken, kafası üzere çevirerek hercümerç etmiştir yarım porsiyon İslamcılık. Hercümerç sürecini kullandığı araç olan STK’larda da görünür kılmıştır. Halkın hukukunu, beklentisini iktidara yansıtmak yerine, iktidarın hukukunu ve beklentilerini halka yansıtmıştır. Var olduğu her zeminde temel görevi, devlet için Müslümanları uyuşturmanın sivil memurluğunu yapmaktır.

Yarım porsiyon İslamcılık pragmatizm konusunda Machiavelli’ye rahmet okutur. Machiavelli siyasette ideal/ahlaki olanı dışlayıp çıkarlı olanı merkeze koyarken sınanacağı ahlaki değerleri de saf dışı bırakmıştır. Yarım porsiyon İslamcılık ise daha zor olanı başarıp, en büyük ahlâkı kendisinde tanımlarken, en çıkarcı siyaseti yürütebilmiştir. Sınanacağı kavramları büyük bir eminlik ve ustalıkla yerinden etmiştir. Maslahat ve ehven-i şer kavramlarını yeniden yorumlayarak abdestli Machiavelli olmayı başarmıştır.

İktidarın nimetlerinden faydalanma süreci ve sürekliliği bu yarım porsiyonlarda kimlik, merkeziyet ve gündem kaybına neden olmuştur. Öncelikleri ümmet değil, çıkarlarını endeksledikleri ulus devlettir. Hareket alanı iktidarın belirledikleriyle sınırlıdır. Söylemlerini iktidarın talepleri koordine eder. Sokağa iktidarın izniyle, iktidar için çıkarlar. Sokaklarda iktidara yönelik eleştiriyi ve haklı öfkeyi engellemek en önemli görevleridir. Sokakta oluşacak kolektif şuur ve farkındalık bu görevle tersi yöne evrilir.

Yarım porsiyon İslamcılık’ta presbiyopi(yakını görememe) hastalığı vardır. Gazze’ deki İsrail ve ABD zulmünü görürken, burnunun önündeki iktidarının İsrail ve ABD’yle siyasi, askeri ve ekonomik ortaklıklarını göremez. NATO üyeliği ve üsleri, Filistin halkına rağmen Doğu Akdeniz’de İsrail’le kurulan ortaklık, İncirlik ve Kürecik üsleri, 9 milyar dolara varan ticaret hacmi bu presbiyopi(yakınını görememe) hastalığından ötürü görülememiştir. Ondan dolayı sloganlar Türkiye’nin zalimlerle yürütülen işbirliklerine yönelik değildir. Sloganlar konforlu şekilde uzaklardaki zulme yönelik atılır.

Yarım porsiyon İslamcılığın vasıflarında tutarsızlık ve unutkanlık da ön plana çıkmaktadır. ABD’nin savaş gemisinde gururlu şekilde poz veren bir adamı, ABD ve İsrail’in zulmüne yönelik eylemlerde en önde yürütür. Rusya-Ukrayna savaşında, Ukrayna’nın elindeki Türkiye’den giden sihları unutmuştur. Ondan dolayı aynı talebi Filistin için dile getiremez. Ümmetin son kalesi olarak gördükleri Türkiye’nin kısık sesli kınamaları ve denge politikası gururlarının okşanması için yeterlidir.

Şüphesiz ki İslami camianın içersinden, bu vasıfları barındıran kişilerin çıkıp baskın hale gelmesi bir süreç meselesidir. Bu süreci başlatan en önemli kırılmalardan birisi, kirli siyasetin çıkarcı zemininde bulunuyor olmaktır. Kişilerin veya toplulukların kullandığı yöntem ve araçlar, zamanla meşruluk elde edip kimliği ve zihin dünyasını belirleyen yapılar haline dönüşecektir. Türkiye’de İslami camia hem kendisi hem de parçası olduğu ümmet için gerçekçi adımlar atmak adına, kirli siyaset zeminini merkeze alan gruplardan arınmalı ve ellerinden Müslümanlar adına konuştukları “mikrofonu” almalıdır.

Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Farklı Bakış’ın bakış açısını yansıtmayabilir.

Önerilen Yazılar

Bir yorum: “Harun Özkarakaş: Yarım Porsiyon İslamcılık ve Gazze

  1. Hay diline sağlık kardeşim. Yapıp etmediklerini ne diye anlatıp dururlar yarım İslamcılar, bilinmez?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.