Altan Tan Yazdı: Balonları Şişirenler Patlatır!

10.05.2022

Balon deyip de geçmeyin!

Neler neler hatırlatır insana.

1990’lı yılların ünlü çocuk artistlerinden 5 yaşındaki Seda Renda’nın;

‘On yüz bin milyon baloncuk’ reklamı hala belleklerimizde.

Kapadokya’da sizi gökyüzüne çıkarıp alemi seyrettiren balonlardan, yeryüzünde elinizden kaçırdığınızda peşinden koşturan uçan balonlara kadar türlü türlü balonlar var.

İbo’nun (Bildiğiniz Tatlıses İbo değil) okuduğu 1976’ın hit şarkısı olan;

Benim balonlarım vardı
Onları kimler aldı
Mutlu bayramlar vardı
Kim bilir nerde kaldı
Dostumdu benim balonlar
Çocuklar beni anlar
O çocuklar ve o balonlar

O çocuk yüzlü bayramlar şimdi nerdeler
Hani nerde çocuklar çocuksu sevgiler
Gitti mi yoksa yine gelir mi o günler
Nerde kaldı masallar sevgiler öğütler

Söylenen bütün masallara inanırdık
Onlar mı bizi kandırdı biz mi aldandık
Bayramları bekler bayramları yaşardık
Bayramlar mı eskidi bizler mi yaşlandık

Benim balonlarım vardı
Onları kimler aldı
Mutlu bayramlar vardı
Kim bilir nerde kaldı
Dostumdu benim balonlar
Çocuklar beni anlar
O çocuklar ve o balonlar ise hala yüreklerimizi kıpır kıpır etmekte.

Çocukluğunda balonla oynamayan, balonların peşinden koşmayan, balonu patladığında ağlamayanımız yok gibidir.

İlla da biraz daha büyük şişireyim derken kendi balonumuzu kendimizin patlattığı balonlar.

Büyüklerimizin bak çok şişiriyorsun patlayacak’ demelerine rağmen onlara kulak asmadan biraz daha üflediğimiz balonlar!

Ekrem İmamoğlu siyaset dünyamıza paraşütle inen/indirilen politikacılardan biri.

İnsanın bahtı yaver giderse insan kazasız belasız yere inmeyi başarır.

İmamoğlu da kazasız belasız yere inebilen, indirilebilenlerden.

Lakin iş paraşütle yere inmekle bitmiyor!

Yere indikten sonra menzile doğru koşmak, koşamıyorsan bile doğru düzgün yürümek gerek.

Öyle zannedildiği gibi basit bir iş değil. Zahmetli ve meşakkatli bir iş.

İmamoğlu ile ilgili daha önce de birkaç yazı yazdım, görüşlerimi sizlerle paylaşarak değerlendirmelerde bulundum.

İmamoğlu’nun, kendi bilgi, birikim ve yeteneği ile değil,

AK Parti ve  Cumhurbaşkanı Erdoğan’a duyulan tepkiler sonucu seçildiğinin altını çizerek;

Daha ileri hedeflere ulaşabilmesi için de öncelikle İstanbul gibi dünya incisi bir şehrin belediye başkanlığını yüzünün akıyla yapması gerektiğini söyledim.

Ne yazık ki ne kendisi ne de çevresindekiler bu değerlendirmelerimi dikkate aldılar.

Tarih, coğrafya, yurttaşlık bilgisi, felsefe, sosyoloji, demagoji, polemik, ekonomi, siyaset bilimi, iletişim…bilmeden de bu işin olabileceğini zannettiler ve kendi bildikleri yolda kendilerince yol almaya çalıştılar.

En sonunda ‘olacak olanlar’ oldu ve son Rize Trabzon gezisi kelimenin tam anlamıyla ‘Kaş yapayım derken, göz çıkarma’ oldu.

Neler olup bittiğine gelince;

Fazla söze hacet yok!

Balonu şişirenler balonu bizzat kendileri patlattılar.

Balon kendilerinin, hava kendilerinin kime ne!

Baloncular neler dediler diye merak ediyorsanız:

 

ŞAHAN GÖKBAKAR:

“Konuştukça daha da kötüye gidiyor her şey…

Fazla pohpohun yol açtığı kibir ve durum körlüğü…

“herkes konuşacak, konuşacağız” diyorken, “Vız gelir tiris gider, hiç umrumda degil”e evrilen bir uslup.

Sanki eski bir filmi yeniden izliyor gibi…

Yeni film hiç gelmeyecek mi???”

Fazıl Say: “10 yıl önce yaşadığım Hayyam Retweet davasında, ceza almam için Televizyonlarda yaygara koparan, algı yaratan, ve ceza almamı da başaran gazeteci kadın, gönlümün en uzağında bile yeri yoktur.

Ve onunla poz vermiş biri.

O da o uzaklara gitti. Ekrem İmamoğlu şimdi ne olacak?

Müzisyen Hayko Cepkin: “Kimse şu fotoğrafı görmek için o meydanları doldurmadı. Kimse sandık başında saatlerce uykusuz şu resmi görmek için beklemedi.

Miting gazı ile şöyle bir ‘üstten bakış’ hali deseek…

Ne mitingler doldurup milletin önüne çıkamayanlar gördük.

Kırılan kalpler alınan ahlar ile zor onarılır”

Şarkıcı Gökhan Özoğuz: “İşte demek siyaset böyle bir şey!

Biz senelerdir Yalan ve dolanı söyleyen ile aynı tarafta olmamak için, eskiden beri gelen çarpıklık ve karanlığın yaşanmaması için tarafsız konuştuk, fikrimizi beyan ettik.

Sinek küçüktür ama mide bulandırır. Ben bu otobüsten inerim arkadaş!”

Tiyatro sanatçısı Nilgün Belgün: “Şimdi bir şekilde oraya çağırılmış her kimse arkasından konuşmak da yakışmazdı kendisine. Onun için de müdafa eder gibi oldu. Avukatı değilim yine benim düşüncem.

Ama vız ve tırıs olmadı.

Herhalde asabı bozuk… İyi geceler”

Ahmet Şık, “Her şey güzel olacaktı lakin ‘Akıllı olmamız’ istendi.”

Ali Koç;       ‘Fenerbahçe Kulübü’nü ziyarete Trabzon renklerini taşıyan kravatla gelen ve Fenerbahçe’ye hakaretler içeren bir kitap hediye edene hangi şehrin belediye başkanı olduğu hatırlatılmalı’

Gazeteci Ece Üner ise yaptığı paylaşımda son noktayı koydu,

“Fragman fena değildi, filmin geri kalanı çok kötü çıktı.. kapattık, bitti” ifadelerini kullandı.

Evet!

‘Vız geldi’ ancak tırıs gitmedi!

Altan Tan’ın Tüm Yazıları

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.