Altan Tan Yazdı: Sedat Peker’in Açıklamaları

10.05.2021

Aile içi kavgalar zordur.

Hele hele boşanmayla sonuçlanan kavgalarda bir zamanlar birbirleriyle can ciğer kuzu sarması olan eşlerin çoğu en mahrem sırlarını bile dünya aleme faş etmekten çekinmezler.

Öyle sosyete filmlerindeki gibi ‘İki medeni insan gibi ayrıldık’ boşanmalarına İsveç’te bile zor rastlanır!

Hele hele Fransa tarihi terk edilen ve aldatılan aşıkların cinayetleri ile doludur.

Son bir haftadır sosyal medya Dubai’den yayın yapan Sedat Peker’in açıklamaları ile çalkalanıyor.

Sedat Peker uzun yıllar birlikte olduğu ve çoğu ağabeyi olan arkadaşları ile ilgili uyuşturucudan gaspa, ırza tecavüzden cinayete kadar bir dizi ithamda bulunuyor.

Bunların ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış ve iftira, gerçeği ortaya çıkarmak adliye ve polisin işi. Ancak çeyreği bile doğru ise denizler deryalar kirlenmiş demektir.

Bunda çok şaşılacak bir şey var mı?

Benim noktayı nazarımdan yok!

‘Niye yok?’ diye soracak olursanız;

Birincisi bu gibi olaylar dünyanın hemen her ülkesinde var.

Ülkelerin derin devletleri açıktan yapamadıkları siyasi, sosyal, parasal bir çok kirli işi yasa dışı illegal örgütlerle bazı çetelere yaptırırlar.

Siyasette Hacı Sabancı’nın, Muhsin Yazıcıoğlu’nun, Hrant Dink’in, Uğur Mumcu’nun ve daha birçok  ünlü kişinin öldürülmeleri böyle bir şeydir.

Yüz milyonlarca dolarlık bir rantı kontrol eden ünlü kumarhaneler kralı Ömer Lütfü Topal’ın İstanbul’da cadde ortasında çapraz ateşle öldürülmesi de öyle.

1980 öncesi Türkiye’nin tüm büyük ihalelerinin bürosundan dağıtıldığı meşhur İnci Baba bir ihale de hızını alamayarak! Ankara’nın göbeğindeki İhalenin yapıldığı genel müdürlük binasını güpe-gündüz silahlı adamlarıyla basınca polis de mecburen Ankara Tunus Caddesi’ndeki  bürosunu bastı.

‘Bastı da ne oldu?’  diye soracak olursanız;

Büronun şeref koltuğunda İnci Baba’nın yine kendisi gibi Urfalı ve o dönemde hükümette bakan olan hemşerisini buldu!

Rahmetli Mahir Kaynak TV’de siyaset dersleri verir ve ‘Dünyadaki tüm uyuşturucu  ve silah ticareti istihbarat örgütlerinin kontrolünde yapılır’ derdi.

Düşünün dünyanın en güçlü ülkeleri olan ABD, Almanya ve Fransa’da envai türlü uyuşturucu peynir ekmek gibi satılıyor ve güvenlik kuvvetleri bu uyuşturucuların ülkeye girişini engelleyemiyor!

Hayret ki ne hayret!

Ünlü Escobar dizisinde ise işin Kolombiya ayağı Escobar’ın üşüyen kızını ısıtmak için sobada milyon dolar yakmasına kadar ayrıntılarıyla anlatılırken; iş ABD’ye gelince sahne ‘boş cama’ dönüyordu.

İşin o kısmıyla ilgili Laz’ın dediği gibi ‘sessüzluk’ oluyordu!

Kısaca anlatmaya çalıştığım; dünyada da, Türkiye’de de bir katakullidir gidiyor. Bunlar bizim bilmediğimiz duymadığımız;  duyduğumuz zaman hayretler içinde kaldığımız durumlar değil.

Hayretler içinde kaldığımız durum söz konusu pislik ve kirlenmişliğin;

Çok yakından tanıdığımız, gençlik yıllarımızı cemaat, tarikat ve partilerde birlikte geçirdiğimiz, namazında niyazında, Müslüman ve dindar arkadaşlarımızın çok yakınlarına kadar sıçramış olması.

Sıçramanın da ötesinde bazılarının bizatihi bu işlere bulaştıklarının iddia edilmesi.

Bizi esas ilgilendiren durum bu.

Ne oldu da bu durumlara düşüldü ve nereden nereye gelindi!

Yoksa bir alacağının tahsil edilmesinin diyeti olarak bilmem kaç milyon doların Osman Kavala’nın Taksim Elmadağ’daki bürosundan çuvallarla Sedat Peker’e götürüldüğü iddiasını bile duyalı yıllar oldu.

Duyduklarımızı, işittiklerimizi ve gördüklerimizi anlatsak 77 kısım tekmili birden dizi olur.

Anlı şanlı medya ve siyasi partilerin bu konuyla ilgili duruşlarına gelince; ‘Aman bize bulaşmasın, kazasız belasız atlatalım da’ modundalar.

En ufak bir açığında iktidarı topa tutan, yeri göğü inleten muhalefet de akıllı! Ne zaman ne yapacaklarını, nerede esip gürleyip nerede süt dökmüş kedi gibi bir kenara sinmeleri gerektiğini iyi biliyorlar!

‘Allah kabul etsin!’ kabilinden birkaç suya sabuna dokunmayan demecin dışında en azından şimdiye kadar iktidara ciddi bir yüklenmeleri yok!

Herkes ‘Ne olur, ne olmaz! Bugün birbirine düşenler, düşman olanlar yarın barışırlar, anlaşırlar; kabak yine bizim başımıza patlar, hem de hepsi bir olup bizi eşek sudan gelinceye kadar paralarlar’ akıllılığında!

Dediğim gibi işin magazin kısmı bizi ilgilendirmiyor!

Ne oldu, neler oldu da eski ortaklar bugün birbirlerine düştüler? Meraklıları araştırsınlar.

Bizi ilgilendiren esas konu bu işlerin ‘bizim mahalleye ve bizim mahallenin çocuklarına’ kadar nasıl bulaştığı!

Yazık!

 

Altan Tan’ın Tüm Yazıları

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir