Faysal Mahmutoğlu Yazdı: Irak Seçimlerini Nasıl Okumalı?

17.10.2021

ABD’nin 2003 yılındaki işgalinden sonra Irak halkı 5. kez sandığa gitti. Irak’ta siyasal partiler, mezhepsel ve etnik kimlikler üzerinden oluşmaktadır. Siyasi güçler Şii, Sünni ve Kürt kimlikler üzerinden şekillenmiş durumda.

Irak anayasası, hükümeti kurma görevini en çok oy alan bloğa değil, seçimden sonra oluşan en büyük bloğa veriyor. Bu nedenle seçimden sonra en büyük bloğu oluşturmak için temaslar yapılıyor ve çoğunluk sağlanana kadar bir nevi koalisyon görüşmeleri devam ediyor.

Yüzlerce kişinin ölümüyle sonuçlanan “işsizlik ve yoksulluk” protestolarının ardından Iraklılar ilk kez sandık başına gitti. Yapılan erken genel seçimin resmi olmayan sonuçlarına göre; Şii lider Mukteda Sadr’ın partisi 69 sandalye elde ederek 329 sandalyeli parlamentonun birici partisi olmayı garantiledi. Irak  yüksek seçim komiserliği, seçimlere katılım oranını yüzde 41 olarak açıkladığı seçimde Kürt partiler parlamentoya 61 milletvekili (24’ü kadın) göndererek ikinci güç olarak yer aldı.

İran’a bağlı Haşdi Şabi’nin partisi El Fetih Koalisyonu daha önce 54 olan vekil sayısı 40’a düşerek büyük bir yenilgi aldı. Aynı şekilde İbadi ve El Hakim de büyük bir hezimet yaşadılar. Ancak 20 vekil çıkarabildiler.

Sadr’ı rakiplerinden ayıran en önemli özelliği Irak siyasetinin belirlenmesinde yabancı devletlerin (özellikle İran’ın) hem askeri hem siyasi müdahalesine açıkça ve güçlü bir şekilde karşı çıkmasıydı. Göstericilerin talepleri de bu yöndeydi. İran yanlısı Fetih Koalisyonu’nun büyük bir yenilgiye uğraması bunun sonucudur. Necef Şiası, Kum Şiasına galip geldi.

Halk yolsuzluk mekanizmasına dönüşen siyasal düzenin değişmesini talep etti ve dış müdahalelere hayır dedi.

İran Devrim Muhafızları Komutanı İsmail Gani’in seçim arifesinde Bağdat’ta boy göstermesi, İran’ın seçim sonuçlarından memnun olmasa da Irak’ı kendi başına bırakmayacağının işareti şeklinde yorumlanabilir.

Bu tablo yeni krizlere gebe. Henüz hükümetin hangi siyasi dengeler üzerinden şekilleneceği belli değil.

Kürdistan bölgesiyle ilişkiler, tartışmalı alanlar ve İran ile ilişkiler baş ağrıtacak önemli konuların başında gelmektedir.

Seçim sonuçlarını Kürdistan bölgesi açısından değerlendirecek olursak;

Kürdistan İslami Birlik (Yekgırtu) dışındaki tüm partiler oy kaybına uğramasına karşın bağımsızlık yanlısı KDP sandalye sayısını 25’ten 33’e çıkararak seçimin mutlak galibi oldu.

Kesin olmayan sonuçlara göre; KDP 33, KYB 17, Yeni Nesil 9 ve Yekgirtu 3 sandalye kazandı. Kürdistan Yurtseverler Birliği ile Goran büyük bir hezimet yaşadılar. Goran’ın tüm parti yöneticileri istifa etmek zorunda kaldı. KYB varlığını askeri gücüne (Peşmerge) borçlu. Gençlere hitap eden Yeni Nesil’in bir çıkış yakaladığı görülüyor.

KDP kalesi Duhok’ta oylarını yüzde otuz oranında kaybetmesi Duhok’un KDP’ye sarı ışık yaktığı yorumlarına neden oldu.  Suriye’den göç eden 1.5 milyon mültecinin büyük çoğunluğunun Duhok’a yerleştilmesinin bu sonuca etki ettiği anlaşılıyor. Ayrıca Türkiye’nin askeri operasyonlarının büyük ölçüde bu bölgede cereyan etmesi Duhok halkını rahatsız etmektedir. Doğal olarak fatura KDP’ye kesildi.

Kuşkusuz bu sonuçlar Kürdistan siyaseti açısından önemlidir. Bağımsızlık karşıtları kaybetmişlerdir.

KDP’nin hem Kürdistan bölgesinde hem de tartışmalı bölge olan Kerkük, Şengal ve Ninova’da gösterdiği başarı yeni gelişmelere gebedir.

Ekim 2017 referandumundan sonra Kürdistan Bölgesel Yönetimi, Kerkük ve Şengal’e muhteşem bir dönüş gerçekleştirmiştir. Kerkük’te Kürtler 6 milletvekili çıkararak önemli bir başarıya imza atmıştır. Araplar 4, Türkmenler 2 milletvekili çıkarmışlardır.

PKK ve Haşdi Şabi’nin kontrol ettiği Şengal’de; KDP, oyların yüzde 70’ini alıp dörtte dört yaparak tarih yazmıştır. Şengal halkı seçimi bir nevi referandumun tekrarı gibi algılamış ve tercihini bağımsızlığı savunan KDP’den yana kullanmıştır.

KDP, Irak Parlamentosunda Musul’u 9 milletvekiliyle temsil edecektir. Bu da not edilmesi gereken bir husus.

HDP’nin bölgeye bir heyet göndererek KYB ve Goran’a destek vermesine karşın, 19 Türkmen partisinin Barzani’nin başkanlığındaki KDP’yi desteklemeleri anlamlıdır.

Sonuç olarak Irak seçimlerinin galibi Sadr ve Barzani’dir. Kaybedenler ise İran, Haşdi Şabi ve PKK’dır.

Bu seçimin en önemli sonucu da KDP’nin tartışmalı bölgelerin Irak parlamentosunda temsilinde kazandığı güçtür.

Faysal Mahmutoğlu’nun Tüm Yazıları

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.