Faysal Mahmutoğlu Yazdı: Seçmeli Değil Ana Dilde Eğitim

05.02.2022

İnsanı diğer canlılardan ayıran temel özellik, konuşma yetisine sahip olmasıdır. Bu da dil ile sağlanır. Dil, en etkin bildirişim aracıdır. Başka bir ifadeyle dil, insanın duygu ve düşüncelerini ifade etmesini sağlayan sesli, sözlü ve yazılı işaretler sistemidir.

Tarihsel süreç içerisinde insanlar güvenlik ve başkaca saiklerle bir arada, topluluklar halinde yaşamışlardır. Toplu halde yaşayan insanlar birbirleriyle diyalog kurabilmek için dili kullanmışlardır.

Dil doğal bir iletişim aracıdır. Dil esasen düşünceyi ifade etmemizi sağlıyor. İnsanla birlikte ortaya çıkan bir varlıktır, yani ontolojiktir, fıtridir.

Bilginin aktarımını kuşaktan kuşağa sağlayan bir araçtır dil.

Dil hem bireylerin hem de ulusların kültürel kimliğini belirleyici ve koruyucu özelliğe sahiptir. Ulusa aidiyet dil ile sağlanır.

Bilgiye dil ile ulaşılır.

Kültürel, bilimsel ve sanatsal tüm etkinlikler ve başarılar dil sayesinde gerçekleşir.

Dili iyi kullanmak, dil bilincine sahip olmakla mümkündür.  Dili iyi kullanmak da ancak iyi bir eğitimle sağlanabilir.

Milletleri millet yapan, insanlık ailesi içindeki konumunu belirleyen dildir. Dil insan için varoluşsaldır.

Dil, bireyler için olduğu gibi milletler için de temel bir öğedir. Milleti bir arada tutan en önemli etken dildir. Dilini kaybeden uluslar, ulus vasfını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır, sıradan bir topluluk haline gelirler.

Ulusal dayanışma dil ile sağlanır.

Kelime dağarcığımızın zenginliği, algılama ve yorumlama yeteneğimizi bir o kadar zenginleştirir.

Dili iyi ve güzel kullanmak, insanın daha iyi okumasını sağlar. Hayal gücünü zenginleştirir, düşünme gücünü artırır daha başarılı bir kişi haline getirir.

Türkiye’de Türklerle Kürtler üç konuda eşittirler:

Askere giderken eşitler. Kürt Türk ayırımı yapmadan herkes askerlik yapıyor.

Devlete karşı sorumlulukta eşitler.

 Vergi vermede eşitler. Ayırımsız herkes vergi ödemekle yükümlüdür.

Ancak devletten aldıklarından yana eşit değiller.

Anayasaya göre herkes Türk’tür. Kürtlere ve tüm etnik aidiyetlere Türk deniliyor. Anayasaya göre herkes eşit değil.

Devletin resmi dili Türkçedir.  Kürtçe eğitim yasak, Kürtçenin kamusal alanda kullanılması ya da Kürtçe kamu hizmeti verilmesi/alınması yasaktır. İngilizce, Almanca, Fransızca ve Arapça eğitim serbest ama milyonların konuştuğu Kürtçe yasaktır. Özetle, dilde, dil haklarından yararlanmadan yana eşitlikten söz edilemez.

Uygar dünya marjinal durumda kalan azınlık ve bölgesel dilleri korumaya yönelik politikalar geliştirirken, Türkiye’de daha yeni Kürtçenin seçmeli ders olarak haftada iki saat müfredata konulmasının bir kazanım olarak görülmesi kabul edilemez.

Milyonlarca Kürt’e bahşedilen “seçmeli” dil öğrenme dersidir. Bu, milyonlarca Kürt’e hakarettir. Milyonların diline, kültürüne, kimliğine karşı bir tavırdır, onları yok saymadır. Devletle yaşıt bir sorunun mirasçısı olmaktır.

Milyonlarca insanın evinde, işyerinde, mahallesinde, sosyal yaşamında kullandığı dil seçmeli olmamalı, eğitim dili olmalıdır. Seçmeli ders olarak Kürtçe, anadili Kürtçe olmayanlar için konulmalıdır. Ve hatta Türkler için de zorunlu olmalıdır. Kamu görevlileri görev yaptıkları bölgelerde halkın dilini bilmekle yükümlü olmalıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Diyarbakır ziyaretlerinde caddeler sokaklar Kürtçe afişlerle donatılırken, HDP’li belediyelerin astıkları tüm Kürtçe tabelalar indirildi. Kürtçe sokak isimleri kayyumlar marifetiyle değiştirildi. Belediyelerin açtıkları dil kursları kapatıldı. Kürtçe kurs veren derneklerin kapısına kilit vuruldu.

Dil yasağı toplumsal bütünleşmeye manidir. Bireylerde öfke, yabancılaşma ve hatta düşmanlığa neden olma potansiyeline sahiptir.

Yasaklı bir dil; eğitimden, iletişimden, modern yaşamdan uzaklaşmış bir dil demektir; iğdiş edilmiş bir dil demektir.

Dil yasağı insanın ruhsal gelişimini engeller.

Dil yasağı devlete bağlılığı, aidiyeti zayıflatır.

Ve kısacası dil yasağı insanlık suçudur.

Milli Eğiti Bakanlığına bağlı okullarda 2022-2023 eğitim ve öğretim yılında okutulacak seçmeli dersleri tercih etmesi hususunda Kürt kurum ve kuruluşlarının özel bir önem atfederek “Kürtçe seçin” çağrısı yapması olumlu ancak yetersiz. Asıl odaklanılması gereken, anadilde eğitimdir. Bugün için bu mümkün gözükmemektedir.

Mevcut durumda seçmeli ders için yaratılan bu imkân ve fırsat en iyi bir şekilde değerlendirilmelidir.  Kürtçeyi öğrenmenin başkaca yolu da yok. Çünkü bu dersler, sadece konuşma dili olarak değil, grameri ile beraber yazı dili olarak öğrenme imkanını sunmaktadır. Bunun bir lütuf değil bir kazanım olduğunu not etmek gerekiyor. Ayrıca kendi dilini iyi öğrenemeyen başka dilleri de iyi öğrenemez.

Hala Meclis kürsüsünde iki kelimelik Kürtçe cümleler şiddetle protesto ediliyor ve kayıtlara bilinmeyen dil olarak geçiyor.

Anadilde eğitim hususunda muhalefet partilerin tavrı iktidarınkinden farklı değil.

Daha bu hafta, Taksim’de sokakta Kürtçe müzik yapan gençler polis engeline takıldı. Bir polis “her yer benim bölgem, Kürtçe yasak” diyebiliyor. Oysa Taksim’de her dilden (Farsça, İngilizce, Fransızca vb.) müzik yapılabilmekte ve hiçbir engelle karşılaşılmamaktadır.

 Adeta bir polis devleti tablosu ortaya çıktı.

Polis tarafından kesilen şarkıyı burada tamamlıyorum.

“Bejna yarê sorgûlî  

Deşt û zozan xemilî

Agirê dilê min vesinî

De tû were ba min.”

 

(Endamı kırmızı gül misali

Ovaları ve yaylaları süsleyen

Yüreğimin ateşi söner

Oy, sen gel yanıma.)

 

Dersa hilbijare ya kurdi ji bu zaroken xwe hilbijere

Faysal Mahmutoğlu’nun Tüm Yazıları

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.