Hasan Postacı Yazdı: İlke ve Değer Merkezli Siyasetin İmkanları-6

14.02.2021

Evrensellik-Yerellik Sorunsalı

İslam’ın evrensel bir din olması bağlamında konuyu çeşitli boyutlarıyla temel kavramlar çerçevesinde irdeledikten sonra yerellik üzerinden kuramsal ve olgusal boyutlarda açılımlar, geçişler yapılması günümüzü anlama bağlamında ilke ve değer odaklı duruşları daha derinlikli ve güçlü kılacaktır.

Siyasal veya özelde örgütsel davranış disiplinleri bağlamında yerellik, birey ve toplulukların yaşamının şekillendiği yerlerde yönetim erginin örgütlenmesini öngörür. Literatürde desantralzisyon da denilen yerellikten bu bağlamda kastedilenin ulus devletleri ile şekillenen modern merkezi yönetimlerin ürettiği tıkanıklıkları aşmada alternatif olarak geliştirilen yerel yönetim uygulamalarını kapsar.

Yerelliği sadece yerel yönetimler ve örgütlü siyasal yapılara indirgemek bu bağlamda evrensellikle yerellik arasında kurulacak korelasyonu oldukça daraltır. Yerellik bu bağlamda merkezi yönetimler tarafından kullanılan iktidar veya yönetim gücünün dengelenmesini ve tek merkezde toplanan iktidar gücünün ürettiği sorunları aşamada geliştirilen yerel yönetimleri de kapsar. Yani bu anlamda yerellik yaşamın her alana yönelik kuramsal ve olgusal boyutlarda yerel yönetimleri aşan paradigmal bir perspektife karşılık gelir.

Bu açıdan bakıldığında örgütsel şekillenişine bağlı olmaksızın merkezi veya yerel yönetim birimlerinin tümünü yerellik kapsamında değerlendirilebileceği söylenebilir. Yani günümüz dünyasının birbirinden farklı devlet modellerinin, monarşilerden, cumhuriyetlere, krallıklardan, demokrasilere kadar tüm uygulamaların zaman ve coğrafya üstü evrensel akışın bu kesitteki yerellik izdüşümleri olarak okunabilir.

Bu temel kavramsal zeminden yola çıkarak evrensel bir din olan İslam’ın günümüzde yerelliğine bir özne etkisi yapamadığını, yeryüzüne yansıyan ve kendi evrensel değere ve ilkelerinin şekillendirdiği bir kesiti, izdüşümü oluşturamadığı söylenebilir.

 Kahir ekseriyeti Müslüman bireylerden oluşan ülkeler de bile İslam’ın evrensel değer ve ilkelerinin şekillendirdiği bir yerellikten bahsetmek mümkün değildir. Bu sadece devlet veya siyasal yönetimler boyutunda değil, sosyal yaşamın örgütlü tüm örüntüleri, kültürel ve sanatsal yaşamı şekillendiren ve yöneten dinamikler, ekonomik dünyanın değerler iklimi ve bunu ürettiği tüm uygulamalar ve yönetimsel akış ve şekillenişler, tıptan, psikolojiye, pedagojiden edebiyat ve hukuka, sosyolojiden bilişim ve medyaya hayatın akışını şekillendiren kuram ve modellemelere İslam’ın alternatif bir düşünsel aktör ve özne olmaktan uzak olduğunu söylemek abartısı olamayan güncel bir gerçekliktir.

Bu durum İslami düşüncenin böyle bir potansiyel taşımadığı anlamına gelmez. Hatta çağa bu yönüyle tek alternatif çıkış yolunu sunma potansiyelini taşıdığının altını çizerek vurgulamak gerekir. Ancak bunu ortaya çıkarabilecek Müslüman birey, çevre ve oluşumların yetersizliğinden düşünsel kadüklüğünden, irfani ve ahlaki zayıflıklarından bahsedilebilir.

Türkiye özelinde İslami evrenselliğin yerellik izdüşümünü oluşturamamasının veya bu anlamda yaşanan deneyimlerin kritiğini kimi ana konular üzerinden irdelenmesini bir sonraki yazıya bırakalım.

Hasan Postacı’nın Tüm Yazıları

Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Farklı Bakış’ın bakış açısını yansıtmayabilir.

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir