Hasan Postacı Yazdı: Yeni Dinamiklerin Kaçınılmaz Ağırlığı

16.01.2022

Nerdeyse tüm coğrafyanın kar altında hayatı iyice zorlaştırdığı günlerden geçiyoruz. Hayatın her alanında yaşananlar da kışın ağır şartlarından farklı değil. Daha da önemsenmesi gereken tüm bu yaşananlarla ilgili gerçeklikleri bir şekilde gündeme getirenlerin, konuşanların sayısı her geçen gün azalıyor. Çünkü bu bağlamda toplumsal vicdana dokunan, evrensel hak ve özgürlükler ikliminde, hiçbir hesap ve çıkar gözetmeden söylenen her söz, ortaya konulan her tavır statükonun çelikten örülü duvarlarının, dayattığı kutsal sınırlarına mahkûm kalmak mecburiyetinde bırakılıyor. İktidarı ile muhalefeti ile diğer tüm resmi aktör ve unsurların hiçbir yaklaşımı umut vermiyor, toplumsal vicdana dokunamıyor. Bu sınırları zorlayan veya tanımayan her çıkış statükonun ideolojik blokajları ile susturuluyor ve hatta cezalandırılıyor.

Örneğin bir milletvekili çıkıp kendi partisinden cezaevinde bulunan ömrünün son günlerini yaşayan, alzheimer hastası milletvekili bir mahkûm ile ilgili yasalarda mevcut bir haktan bahsettiği için anında savcılar harekete geçip dava üstüne dava açıyor. Teröre, teröriste destek vermek üzerinden her zeminde bir siyasi linçle karşılaşmaktan kurtulamıyor.

Bir başka örnekte ise statükonun daha acımasız infazlarını görmek mümkün. İBB’ye yönelik başlatılan operasyonlarda teftiş ve yargı dışında medya linçlerinin en acımasız operasyonları gerçekleştirilebiliyor. Gazetenin biri ‘Türk düşmanı, ermeni dostu’ gibi bir manşeti sadece İBB’de çalıştığı için mütesettir, 28 Şubat mağduru bir bürokrat için atabiliyor.

Yine aynı operasyonun bir parçası olarak İBB’de çalışanları bulunan din alimlerinin ağırlıkta olduğu bir dernek için savcılığın hazırladığı iddianamede Kürtçe ile ilgili statükonun adeta zihinsel kodlarını deşifre eden bir ötekileştirme ile Kürtçe kelimelerin kullanılmasını suç unsuru olarak gösterebiliyor.

Daha büyük bir garabet olarak sözüm ona radikal muhalif bir gazeteci aydın operasyonla ilgili, ‘İBB’ye kayyum atamak başka yerlere kayyum atamaya benzemez’ tehdidi üzerinden gerçekte iktidarı ve muhalefeti ile tüm sosyopolitik unsurların nasıl statükonun ideolojik iklimine, dayattığı kutsallara teslim olunduğunu resmediyor. Kürdistan coğrafyasında kayyum atamak muhalifler için bile statükonun bir normaline dönüşmesi yaşatılan sanal gerçekliğin yırtılmalarından biri olarak tarihe böylece not düşülüyor.

2002 ile 2022 arasındaki anakronik finali böylece her geçen gün şekilleniyor. Statükonun, muhafazakar, milliyetçi, ulusalcı estetiklinmiş makyajlı yeni yüzü yeniden sahnede. HDP, imralı, kandil statükonun üvey evlatları olmaktan öte bir işlev görmediklerinin de altını çizmek gerekir. Yeri ve zamanı geldiğinde mektup operasyonları üzerinden, son günlerde İmralı-Edirne hesaplaşmaları üzerinden aparatlaştırılan üvey unsurlar. Yani statüko tüm unsurları ile toplumun tüm kesimlerine, özgür bireyler ve halkların karşısına, siyaset mühendisliğini restorasyonlu yeni yüzü olarak çıkıyor. Üstelik daha ağır yoksullukları ve sefaleti reva görerek.

Toplumsalitenin tek demokratik değişim aparatı olan seçimlere yönelik yeni sosyopolitik dinamikler üretmesinin kaçınılmazlığı her geçen gün genişleyen siyasi boşluk ikliminde daha bir zorunlu hale geliyor. Toplumcu siyaseti Kürt meselesi başta olmak üzere evrensel hak ve özgürlükler temelinde yeni güçlü siyasi aktörler üretme potansiyelini bu dinamikler üzerinden harekete geçirmesi gerekiyor.

Usta şairin dediği gibi; ‘Zemheri uzadıkça uzadı / seni baharmışsın gibi düşünüyorum…/ nelere değmez ki seni düşünmenin tadı..’ yaşam devam ettikçe, yeni umutlar hep var olacaktır. Yeni umutlar, yeni değişimler ancak bu sancıyı varoluşunun merkezinde duyumsayan başta İslam’ın evrensel mücadelesinin bilincinde olan tüm kesimlere ve toplumun evrensel vicdan sahibi, adalet ve özgürlük arayışları üzerinden varoluşunu anlamı gören tüm kesimlerin üzerine düşer. Zemheriler ne kadar uzun ve şiddetli sürerse sürsün adalet ve özgürlük baharlarını düşlemek, düşünmek her şeye değer ve değişimin en güçlü dinamikleri bu duyarlılıklar üzerinden üretilebilir.    

Hasan Postacı’nın Tüm Yazıları

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.