Murat Sayımlar: Arınma Başlayınca

09.09.2023

Kirlenmek pekçok biçimde gerçekleşebilir. Fiziksel kirlenme, kimyasal kirlenme, biyolojik kirlenme… Fakat bu yazıya esas olanlar ise daha çok; zihinsel, ruhsal, ilişkisel, ahlaki, vicdani, karar-davranış ve şahsiyete ilişkin kirlenmelerdir.

Bütün kirlenme biçimlerinin oluşlarını aynı nedenle tarif etmek mümkündür; farklı sebeplerle ve şekillerde, kirlenen şeyin doğasına haksız ve yanlış müdahale… Yani fiziksel olarak, orada olmaması gereken şeyler, nesnenin üzerine bulaşmışsa, fiziksel kirlenme gerçekleşmiş demektir. Mesela bir meyvenin üzerinde bulunan kirler ya da atıklar, o meyveyi yiyenleri hastalandırabilirler. Ya da camın üzerindeki toz veya çamur görüşü engelleyebilir.

Kimyasal atıkların bulaştığı bir nehirde canlıların yaşamı sona ermeye başlar. Buradan avlanan balıkları yiyenler veya bu nehrin suyundan içenler, olumsuz etkilenirler. Ancak çok boyutlu arındırma projesi ile bu nehir eski haline getirilebilir.

Genetiği ile oynanarak, biyolojik doğasına müdahale edilen besin kaynakları artık temiz değildir. Bu nedenle, Yaratan tarafından yenilmesi yasaklanmıştır. Zira O, insanlara helal ve temiz olanları yemeyi meşru kılmıştır.

Bunlara benzer biçimde, bu yazıya esas olan; zihinsel, ruhsal, ilişkisel, ahlaki, vicdani, karar-davranış ve şahsiyete ilişkin kirlenmelerin nedenleri ve sonuçları da aynıdır. Hatta sonuç olarak daha vahim zararlara neden olurlar.

Hayatı yapılandıran insan karar ve davranışları; bunların sistematiği üzerinde bulunan ahlak ve şahsiyet kirlendiği zaman, bütün hayatın kirlenmesi sözkonusu olacaktır. Hayatın kirlenmesi, diğer bütün kirlenme biçimlerini de içerecek şekilde, insanların fıtratlarına aykırı etki ve koşullardan meydana gelir. Bunların oluşumu da, insan karar ve davranışlarının mahiyetini belirleyen bilgi-tasavvur-duygu ve inançların; insanların fıtratlarını ifade eden anlam, ilke, değer, ölçü, hukuk ve sınırları dışında yani fıtrata aykırı kaynaklardan ve biçimlerde elde edilmesi ile meydana gelir. Yani kısaca zihnin-ruhun-vicdanın kirlenmesi sonucunda… Yol yine aynı yere çıkmaktadır; şeylerin fıtratına aykırı her bulaşma kirletir.

Kirlenmiş zihinlerin, ruhların, vicdanların karar-davranış ve ilişkileri neticesinde oluşan bütün vasatlar, atmosferler, sistemler, teklifler, eylemler ve kaynaklar da kirletir ve tahrip ederler. Kirletenlerden arındırma beklemek safdillik, kirli kalmaksa ölümdür. O nedenle behemehal arınmaya başlamak hayatidir.

Arınmak, insan karar ve davranışlarını etkileyen ve belirleyen bütün unsur ve faktörlerin, fıtrata uygun hükümler/veriler çerçevesinde gerçekleşmesiyle mümkün olabilir. Bunun kaynağı bellidir. Allah; varlıklara, hayata, olgulara, oluşlara, ilişkilere dair birincil yani varoluşsal hükümleri koyabilecek tek otoritedir.

Ancak varoluşsal hükümler çerçevesinde belirlenmiş olan fıtri sistemde, arındırmak için belirlenmiş bir misyon vardır.

Bakara Suresi.151:
Nitekim kendi içinizden, size âyetlerimizi okuyan, sizi temizleyen/arındıran, size Kitabı, hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir Resul gönderdik.

Arındırmak/temizlemek, Risalet misyonu içerisindedir ve son insana kadar bu misyonun ifası zorunludur. Bu misyon, bütün zamanların kendi koşulları içerisinde; bütün biçim-çeşit ve farklılıkları ile birlikte oluşmuş; zihni, ruhi, vicdani kirlerden arındırma görevini deruhte etmek zorundadır. Oluşan kirlerin biçim, tarz ve nedenlerinde her ne kadar farklılıklar gözükse bile, kök nedenler hep aynıdır. İnsanların büyük çoğunluğunun bu kirlerden arınması için de, bütün zamanlarda bu misyonun tahakkuku mecburidir.

Kirli zihin, ruh ve vicdanlarla; hamakat, ihanet, cehalet, gaflet, dalalet, ödleklik gibi parametrelerin oluşturduğu çerçevelerde; farklı argüman, tarz ve biçimlerde kumpasa getirilip, kadük bıraktırılma çabası içerisinde olunan bu misyon, birgün, fıtratına uygun biçimde gerçekleşmeye başlayınca, sadece arındırmak işlevini yerine getirmeyecektir.

Araf Suresi.157:
….. Resul, onlara marufu (iyiliği) emreder, münkeri (kötülüğü) yasaklar, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılar ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indirir…….

Bakara Suresi.151:
……… size Kitabı, hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten…..

Bakara Suresi.143:
İşte böylece, siz insanlara şahit olasınız, Resul de size şahit olsun diye…….

Risalet misyonu, Kitabʼın hidayet hükümlerinin, güncel koşullarda; sadece konuşmak, tartışmak, soyut taraftarı olmak biçiminde bırakılarak, yukarıda belirtilen parametrelerle kadükleştirilip, etkisiz hale gelmesine izin vermeyen bir fonksiyon icra etmektedir. Kıyamete kadar güncel olarak görevini ve tesirini icra etmek zorundadır. Bu sayede; zihni-ruhu-vicdanı arınmış insanların hakikati görmek, bilmek, inanmak ve taraf olmak imkanları fiilen tahakkuk etsin. Bu sayede; Kitabʼın rehberliği fiilen gerçekleşsin ve fıtri bilgiler çerçevesinde bir tasavvurun, inşa sürecinin ve yaşamanın imkanı oluşsun. Bu sayede; insanlar kararsızlıktan, şaşkınlıktan kurtulsun; nerede duracağını, neyi, nasıl yapacağını bilsinler. Bu sayede; iyiliklere fiilen taraf, kötülüklere ve kötülere fiilen karşıt olunabilsin. Bu sayede, Allah’ın belirlediği helal-haram hükümleri çerçevesinde, güncel farkındalıklar, tercihler ve tavırlar gerçekleşebilsin. Bu sayede; insanlar, güncel/çağdaş/fiili olarak, sırtlarına, zihinlerine, ruhlarına, ilişkilerine yüklenmiş, haksız yüklerinden, bagajlarından, zincirlerinden kurtulabilsinler. İnsanlar, varoluştan sahip oldukları özgürlük bilincini ve sınırlarını farketsinler ve bütün biçimleriyle çağdaş ve klasik köleliklerinden kurtulabilsinler. Bu sayede; insanlar, fıtratlarına uygun hal ve hayata sahip insan olmanın şahitliğini/örnekliğini ortaya koyabilsinler.

Bu misyon, fıtratı üzere gerçekleşebildiği zaman arınma başlayacaktır. Arınma başlayınca, bu misyonun diğer etkileri de gerçekleşmeye başlayacaktır.

Ancak bu hususun tahakkuku; hamakat, cehalet, gaflet, ihanet, dalalet ve korku sahibi insanların meseleye dahli ile mümkün olamayabilir.
Meseleye, düşmanlık ve muarızlık nedeniyle dahil olanlarla; sevgi, taraftarlık, tazim ve tabiyet saikiyle dahil olup ta gerekli ve yeterli farkındalık, liyakat ve sorumluluk düzeyine sahip olmayanların oluşturdukları tesirler birbirine benzer olmaktadır.

Temiz ve derin akıl; sahih, sahici ve samimi iman; hidayet, firaset, basiret, hikmet, cesaret, liyakat ve nezir sahibi olan insanların bu meselenin davacısı olmaları zorunludur. Zira konu; karmaşık, uzun zamanlara sari ve zor bir meseledir. Ancak varoluşsal sistemin zorunlu bir unsuru ve bölümüdür. Kadük kalması durumunda sistem çalışmamakta ve kirlenme başlamaktadır.

İnsanların boylarını aşan bir bataklığın içerisinde, her yerlerine bulaşmış bu kirlerden arınıp; net ve sahici bir görüşe, anlayışa, inanışa ve davranışa sahip olabilmeleri için, temizlenmeye başlamak, yolda bir başlangıç adımıdır. Bunun için de, işin oluş sistematiğini bilmek lazım şarttır.

Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Farklı Bakış’ın bakış açısını yansıtmayabilir. 

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.