Murat Sayımlar: Hayat Nasıl Bir Şeydir?

30.12.2023

Hayat herkes için aynı şeyleri ifade eden bir olgu mudur?

Elbetteki hayır. Görüntüde birbirlerine benzeyen insanların, birbirlerine benzeyen hal, talep ve tavırları; aslında birbirlerinden çok farklı anlamları ve nedenleri barındıran bambaşka akışların ve oluşların, aynıymış gibi görülen tezahürleridir.

Aslında farklılıklar çok gizli değildir. İşin bu boyutları ve derinlikleri ile ilgilenmeyen insanların gönüllü farkındasızlıkları; sanki hayat yalınkat bir tekdüzeliğin izafi farklılıkları ve görüntülerinden ibaretmiş yanılsamalarının, dayanılmaz ağırlığı altında ezilenlerin halisünatif ve şizofrenik yaklaşımları, böyle bir anlam imalatını tercih etmektedirler.

Ana belirleyici anlamdır. Anlam olmazsa hayat, tercih, tavır, talep olmaz. Bu insan için gayri iradi bir durumdur; varoluşsal mecburiyet, ontolojik zorunluluktur. Aslında bununla bağlantılı, tercihi insan iradesine bırakılmış bir başka gayri iradi unsur daha vardır. İnsana dair herşeyin, orijinal bir varoluş anlamı vardır. Yani herşey, bir anlama, bir nedene binaen yaratılmıştır. Bu orijinal anlam, insanların kararlarını oluşturan temel olgu olup, bütün kararlar orijinal anlamların birer fonksiyonu olarak gelişirse; insanların kendi özleri ve ilişkide bulundukları bütün çevreleri için hiçbir sorun yaşanmaz, tatmin oluşur.

Problem, gerçekte orijinal anlamları bilip, bunlarla karar alması gereken insanların; gönüllü farkındasızlıklar neticesinde bundan imtina etmeleridir. Bu durumda, varoluşsal mecburiyet olan; “bir anlama ilişkin karar almak zorunluluğu neticesinde”, geriye hayatın her anında anlam imal etmek çabası kalmaktadır. Orijinali sahici olan anlamların, imal edilmişleri de sahte olacaktır, elbette.

Sahte olarak imal edilmiş anlamların kurduğu hayat, oluşturduğu duygular, talepler, tavırlar, davranışlar ve ilişkiler de sahici olmayacaktır.

Burada bir soru daha sormak istiyorum. Gerçek ve etkin farkındalıklara sahip olup; sorunları gerçek ve etkin olarak çözebilecek; hayatı, doğasına uygun inşa etmeyi, gerçek olarak talep edip, etkin olarak inşa edebilecek olanlar kimlerdir?

Elbette sahici anlamların oluşturduğu, sahici tasavvurlara, sahici inanç ve duygulara sahip, sahici insanlardır. Bundan başkasının olması mümkün değildir.

Günümüzde sureta, haksızlık ve zulümlere öfke kusup, tepki gösteren kitlelerin bu hallerinin sahici olup, olmadığı hususunda ne söylenebilir? Bunun sahici olup, olmadığı, propaganda ile tahrik edilen duyguların galeyana gelmesiyle, mahdut alanda, biçimde, usulde gösterilen tepkilerle anlaşılamaz. Aynı kitlenin, tepki gösterdiği şeyleri; kök anlamlar, ilkeler, sınırlar düzeyinde görüyor, biliyor ve anlıyor olmaları; bu bilişin bizatihi bir bilince dayanması, yani manipulatif olmaması; tepkilerin, indirgenmiş, belirlenmiş bir kesitle sınırlı olmaması; başka bir deyişle, tepkilere esas anlam ve ilkelerin kurup, yönettiği bir hayatın bütününe itirazsız yaşarken, indirgenmiş ve belirlenmiş bir tepkiyi göstermek çelişkisinin olmaması; en önemlisi de, sahici anlam, ilke ve sınırların mahiyetini belirlediği bir hayat tasavvuruna sahip olup, bunu gerçekten talep etmek ve sahici işler yapmak samimiyeti göstermesi icap etmektedir.

Sahici insan, orijinal anlama mugayir şeyleri, gerçekten sorun olarak gören kişidir. Mesela, varoluşunda, değerli olan insanların, değersizleştirilip, kıymet dilencisi durumuna düşürüldüğü ve bunun tezahürleri olarak pekçok psikolojik sorunlar, şahsiyet problemleri yaşadığı bir vasatta; bunu orijinal anlamları, ilkeleri, değerleri, sınırları ve hukuku çerçevesinde görüp, anlayarak; bu halin bütün sıkıntı, sorun ve travmaları üzerinden sahici hissiyat ve sorumluluklara sahip olmayan kişilerin bu hususta sahici bir mücahede kararı ve azmi göstermeleri mümkün olamaz. Bunun yerine, tezahürler dünyasında, mağdurların hissedişlerinin, edilgen ve manipulatif tepki ve talepleri bir sahicilik kıvamı taşımamaktadır. Ya da bunların, topyekûn ve balçıklaşmış halinde, hale mütenasip olmayan, indirgenmiş tarifleri ile yapılandırılmış talep ve tepkileri de sahici mücahede değil, olsa olsa etkisiz bir faaliyettir.

Baştaki soruya cevap vererek bitireyim. Hayat elbette herkes için aynı şey değildir. Sadece, orijinal anlam, ilke, değer, sınır ve hukuk çerçevesinde; bizatihi bir bilinçle inşa edilenler, sahici olarak nitelendirilebilirler. Diğerleri, neredeyse sınırsız kaynak tarafından imal edilip, tarif edilen anlamların dolabında, sürekli bir alabora oluş halidir.

Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Farklı Bakış’ın bakış açısını yansıtmayabilir. 

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.