Murat Sayımlar: Masal Gibi Bir Hayat

21.01.2024

İlk okuyuşta olumlu çağrışımlar yapıp, hoş bir tat bırakıyor gibi, ancak oyun bozan Molla Kasım’lar devreye girip, tatları ve oyunun keyfini kaçırmasalar… Adı üzerinde masal, hiçbir şeyin gerçek olması gerekmiyor. Hayallerimizi gıdıklasın, dinlerken haz versin, yormasın, sorumluluk teklif edip, hiçbir şeye dahil olmayı önermesin. Dahil olmadan dinleyelim, hoşumuza gitsin, varsın sahici olmasın. Ödenecek bedeller kimin umurunda, zira öncelikle bunları bedel gibi görmek gerekmektedir.

Düşünmeyen, akletmeyen, kendine ve çevresindekilere samimi olamayan, farketmeyen, korkak olan, özgür olmak nedir bilmeyen, insan olmanın hakiki anlamından haberdar olmayan, dahil ve müdahil olamayan, talep etmeyen, karşı çıkamayan, “belirlenene” razı olmuş, aramayanlar için masal gibi bir dünyanın hayalini kurmaktan ve bu hayalin masallarını dinlemekten başka yol kalmamaktadır.

Hakikatine uygun bir hayatın anlamlarından, tasavvurlarından, bilinçlerinden, lezzetlerinden, yüksekliklerinden, farkındalıklarından, kokularından, görüntülerinden bütünüyle bağını, irtibatını koparamamışlar; yaşadıkları cari gerçeklikle – kısmen de olsa – farkedip, hissettikleri arasındaki çelişkinin sıkıntısını, ıstırabını illaki çekeceklerdir. Bu hal bazen bunalımlara, depresyonlara, bazen de hâli değiştirmek azmine dönüşür.

Hâli, mücadele azmi sağlamış olanlar, öncelikle durumları, sorun ve sıkıntılara dönüştüren nedenleri belirleyip, ortadan kaldırmak çabası göstermek zorundadırlar. Zira sorun ve sıkıntılar, ruh ve zihin sistemini tıkayıp, doğal mekanizmaları dumura uğratarak, çalışamaz hale getirmektedir. Beyinlerine yeterince oksijen gitmeyince insanlar halisünasyon görmeye başlarlar. Aynı biçimde, insanların doğal sistemlerini tıkayan unsurlar, beslenemeyen ruh ve zihnin, fıtri fonksiyonlarını icra etmelerine engel olacaktır. Bu da, hakikatten kopup, sahte hayallerin güdümüne maruz kalmaya mecbur bırakır. En tehlikelisi de insanların buna bağımlılık kazanmasıdır.

Masal gibi bir hayat bu nedenle talep edilir, zira gerçek değil muhayyeldir. Hâlbuki insan doğasının, normal halinde talep ettiği cennet gibi bir hayattır. Yani baskın halinin “bütüncül tatmin” olduğu bir hayat.. Bunun için de, farkında olup, sorumluluk almak; varlık nedeninden doğan amaçlara sahip olup, bunun için doğru işler yapmak; hayatı dahil ve müdahil özneler olarak yaşamak, bu nitelikteki hayatın lazım şartlarındandır.

Masal gibi bir hayat talebi, gönüllü uyutulmak sürecinin ön aşamasıdır. Yaşadığımız cari hayattaki paradoks, hakikati farketmenin ancak uyanıklık halinde mümkün olacağı; masal gibi hayat mottosuna meftun olanların, bu talebin gerçekleştiği bir hayata doğup, bunun tabii neticesinin daimi tesirinde yaşıyor olmalarıdır. Uykuda olanların, olup-bitene dair farkındalıkları ancak dinledikleri masallardan mülhem rüyalar ve hayaller ölçeğinde olacaktır.

Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Farklı Bakış’ın bakış açısını yansıtmayabilir. 

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.