Necip Cengil: Kelimeleri Rastgele Savurmayın

02.02.2023

Nice kişi yazarken, nicesi konuşurken, bir kısmı mizacına münasip taraftar edinmek, bir kısmı ne hatipmiş veya ne korkusuz biriymiş dedirtmek için, kimi cehaletinin çıktısı mucibince kelimeleri vurucu meta olarak kullanır. Yaralamayı, aşağılamayı, halk içinde itibarsızlaştırmayı hedefleyen cümleler kurulur. Oysa cümleler sözü kullananın cehaletini veya bilgeliğini gösterir. Her laf kişinin sıkletini ifşa eder. Kiminin böyle bir ifşa sorunu olmaz zira kelimelerin bir ruhunun olduğunu bilmez.

Ey insan kelimeler sana rastgele, sağa sola savurasın diye öğretilmedi. Onlar meleklere dahi verilmeyen emanetler. Sen o kelimelerle kendini, hayatını, aileyi,  sokağı, mahalleyi, şehri, ülkeyi, dünyayı inşa edeceksin. Tefekkür eleğinden geçir onları. Akıl sepetinde değerlendir. O kelimeleri sana öğreten Allah’ın ölçülerine göre cümle kur. Öfkeni besleme onlarla, haram hanesi oluşturma. Aile incinmesin, sokak incinmesin, şehir incinmesin, ülke incinmesin, dünya incinmesin.

Bakıyorum da kelimeleri insanların kafalarını yaracak taş gibi savuruyorsun, taş atar gibi, kılıç sallar gibi kullanıyorsun. Özünde güzel olan kelimeler sende baş yaran taşa, bel kıran sopaya, boyun koparan kılıca dönüşüyor, yapma! Bu özgürlük değil, haddi aşmaktır, ölçüden şaşmaktır, kelimelere ihanet etmektir. Güzel söyleyin, güzel olanla söyleyin, takva ehli olun uyarılarına aldırmamaktır.

Nice kelimeler var ki dilinde zehir olup yayılıyor. Cennet kelimesi bile, onca güzelliğine, heves edilir olmasına rağmen sana küskün. Hor kullandığın için. Onun güzelliklerini nice yaratılandan kıskanarak, kendine cenneti parselleyen kişi payesi verdiğin için. Öfkeyle söylediğin için. Hiddetle içinde cennet geçen cümleler kurduğun için. Oysa belki insan için kelimelerin en güzeli olan cennet kelimesi senden kendi varlığını güzellikle kullanmanı bekler. Sahi cenneti bile anlatırken neden o kadar öfkeleniyorsun. Öfkenin cehennemden olduğunu düşünmüyor musun? Öfkenin akıldan kopuk olduğunu bilmiyor musun? Aklın ve yüreğin birlikte güzellikler inşa etmesi gerektiğini sana ne unutturdu?

Bir tek sen mi varacaksın, dünyada iken aşina olduğun meyvelerin tadına, yalnız senin için mi yaratıldı cennet veya senin çemberine girenler için mi?

Cennetin dilini düşünmek zor mu yoksa işine mi gelmiyor? İyi de cennetin dilinden uzak, kelimeleri rastgele savurarak ne kazanacağını sanıyorsun? Söyleyeyim; barışı beslemediğin kesin, kavgayı özendirdiğin ortada, şerri dayattığın ayan beyan ve barışın hayırlı olduğunu öğreten ilahi emir sana küskün! Aileden başlamak üzere, hayırlı olanın kavga değil barış olduğunu kitaptan okumadın mı? Yoksa kitap okumadan, kitaba danışmadan mı konuşuyorsun? Allah’ın resulü senin kullandığın dili, üslubu hiç kullanmadı, kelimelerle insanlara saldırmadı, yaralamadı; düşünsünler, uyansınlar, hayata katkıları olsun diye uğraştı. O cenneti anlatırken, dinleyenler hayranlıkla dinledi, hiç pişman olmadılar.

Kelimelerin insana kimlik olduğunu bilmelisin.

Mesela sana öfkeli adam, kavgacı kişi, ateş soluyan denmesi hoşuna gider mi? Eğer hoşuna gidiyorsa zaten kaybedenlerdensin demektir. Vakit kaybetmeden kazanacağın yola girmenin yollarını ara… Ağzından bal süzülen kişi dense iyi olmaz mı, iyi olan bu değil mi? Öldüren değil dirilten bir dilin olmalı!

Öfkeyle, tehditle, saldırgan bir ağızla söyleyince kelimeler daha mı verimli oluyor, öyle mi düşünüyorsun? En aşağı derekedeki kişiye, Firavuna Musa’yı gönderen Allah “git ona güzel kelimelerle konuş” demek yerine “ağzına geleni söyle” diyemez miydi? Neden “kavli leyyin” ile konuş dedi. “Öyle konuş ki senden ürksünler, sinecek delik arasınlar” demedi.

Kelimeler emanet ve emanetler adaletle, merhametle, diriltici, inşa edici üslupla taşınırsa güzel şeyler olur.

Ey insan kelimeleri rastgele savurup durma, yeter onların senden çektikleri, yeter onlarla hayata çektirdiklerin! Yıkıcı değil inşa edici olsun cümlelerin!

Ne güzel demiş Yunus Emre:

“Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz

Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz

Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı

Söz ola ağılı aşı bal ile yağ ede bir söz”

Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Farklı Bakış’ın bakış açısını yansıtmayabilir.

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.