Ümit Aktaş Yazdı: Öğretmenlerim / Öğrendiklerim

07.01.2022

Âdem’den yola çıkmayı, düşmeyi ve kalkmayı, imkânsızlıktaki imkânı;

İbrahim’den hakikat yolunda ardına bakmamayı, müminin yurdunun yolu ve yoldaşları olduğunu;

Yusuf’tan olayların yorumunu yapabilmek için öncelikle buna hazırlıklı olmayı; dolayısıyla her koşulda okumayı ve okudukları üzerinde tefekkür edebilmeyi;

Musa’dan köleliği içselleştirmiş bir toplumu korkularından kurtarmanın ve özgürleştirmenin inceliklerini;

Davut’tan egemenin en zayıf yerinin madunu izlemek için kendisini unutan bakışın bu zaafındaki çıplaklığın olduğunu;

Süleyman’dan bir sistemin zaafının en güçlü zannedilen yerinde zuhur ede(bile)ceğini;

Sokrates’ten dostluğun politik bir yoldaşlık olduğunu; dostluğun olduğu yerde adaletsizliğin, adaletsizliğin olduğu yerde ise dostluğun olamayacağını;

İsa’dan silahsız bir peygamberin fütuhatının imkânını, asıl fethin kalpleri fetih olduğunu;

Muhammed’den toplumları değiştiren ilahî şiddetin, kanlı bir yıkım değil, sözün gücü olduğunu;

Ali’den mazlumun da en azından zalim kadar zulmün sorumlusu olduğunu;

Hasan Basrî’den, sorumlu olanın özgürlüğünü ve özgür olanın sorumluluğunu;

Ömer bin Abdülaziz’den nebevî siyasetin “şura sistemi” olduğunu ve adalete dayanan bir siyaseti;

Ebu Hanife’den düşünmenin erdemini, toplumun devlete önceliğini, içtihattaki cehdi;

Yunus’tan savaşları durduran ve yurtları kuran sözü, yürekleri fetheden şiiri, ozanın kalbinden zuhur eden iklimin içkinliğini ve rahmetin yerden de yağabileceğini;

Kierkegaard’dan yeterli ve yürekli bir çabanın, yenilenmiş bir kendiliği vücuda getirebileceğini;

Nietzsche’den silahlara tevessül etmeyen bir kahramanlığı;

Heidegger’den aklımızla övünürken neden hâlâ düşünemediğimizi;

Şeriati’den söz ile savaşmayı, cesaretle düşünmeyi, düşünerek yapmayı, zira atılan ilk adımın son adımı belirleyeceğini;

Seyyid Kutub’dan fıkhın hareketi değil, hareketin fıkhı belirleyeceğini;

Gandi’den yüreği pervasız olanın silahlara tenezzül etmeyeceğini, gerçek bir savaşımın da ancak o zaman verilebileceğini;

Malik bin Nebi’den sömürüden kurtulmanın ilk şartının kendi nefsindeki sömürge oluştan kurtulmak olduğunu;

Malcolm X’ten bir insanın bütün hayatının tek bir kitapla değişebileceğini;

Garaudy’den ataların ocağına sadık kalmanın, ataların ocağından külleri değil ateşi taşımakla mümkün olacağını ve bir ırmağın ancak denize doğru akarak kaynağına sadık kalabileceğini;

Cevdet Said’den günümüzdeki toplumsal mücadelelerde silahlara başvurmanın (kanlar dökmenin) abesliğini;

Walter Benjamin’den toplumları değiştiren ilahî şiddetin kan dökmeyen bir tecelli olduğunu;

Cemil Meriç’ten şiddetin şiddeti doğuracağını, amaçların araçları meşrulaştıramayacağını;

Humeyni’den amacımızın hükûmete değil, marifetullaha ulaşmak olduğunu;

Abdulgaffar Han’dan gerçek kurtuluşun şiddet yoluyla değil, özgürlük mekteplerinde öğrenilebileceğini;

Aliya’dan düşmanlarımızın öğretmenlerimiz olamayacağını ve yurdunu başkalarıyla paylaşabilmeyi…

Ümit Aktaş’ın Tüm Yazıları

Önerilen Yazılar

Bir yorum: “Ümit Aktaş Yazdı: Öğretmenlerim / Öğrendiklerim

  1. İnsanlık tarihinin mümtaz şahsiyetleri bir cümleyle ancak bu kadar güzel anlatılabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir