Yusuf Yavuzyılmaz Yazdı: Yaklaşan Seçimler ve Türkiye Siyasetinin Temel Parametreleri

05.02.2024

Bir siyasal, sosyal, ekonomik ve tarihsel olguyu nasıl anlayıp analiz edeceğiniz büyük ölçüde kabul ettiğiniz ve zihninizin işleyişini belirleyen ve yönlendiren modele göredir. İçinde yaşadığımız toplumun sorunlarını da seçtiğimiz paradigmaya göre değerlendirmek mümkün olacaktır. Doğru ve sağlıklı analiz yapmamız. Bir anlamda seçtiğimiz paradigmanın yeterliliği ile orantılıdır.

Modern paradigmanın parametreleri (rasyonalizm, sekülarizm, laiklik, aydınlanma, bireycilik) ile İslam düşüncesini anlamak ve anlamlandırmak mümkün değildir. Modern paradigma, kendine özgü bir akıl yaratmıştır. Bu paradigmayı bütün kültürlere uygulamak doğru bir yaklaşım değildir.

Şurası açık ki, her medeniyetin kendine özgü bir paradigması ve akıl anlayışı vardır. Her medeniyet havzasını kendi değerleri üzerinden okumak gerekmektedir.

Akıl, asla dünya görüşünden bağımsız nötr işleyen bir ölçüt değildir. Bu yüzden Batı paradigmasının ürettiği parametreler üzerinden içinde yaşadığımız toplumu analiz etmek sağlıklı sonuçlar üretmeyecektir.

Cabiri, Arap aklının yapısını analiz ederken, Arap aklını, yapısını, işleyişini konu alıyordu. Arap aklının oluşumunu, işleyişini, yapısını, siyasi ve ahlaki anlayışına etki eden tarihsel faktörleri irdeliyordu. Kuşku yok ki, aynı analizi “Türkiye akıl yapısı” için de yapabiliriz. Öncelikle şu soruların izini sürmek gerekmektedir: Acaba Türk siyasal aklını oluşturan parametreler nelerdir? Türk siyasal aklını oluşturan dini, tarihi, felsefi faktörler nelerdir? Türkiye siyasal aklı ile Türkiye ahlaki aklı arasında nasıl bir ilişki vardır? Türkiye halkının siyasal tepkilerini anlamak için, bu soruların izini sürmek, siyasal tepkilerini yönlendiren akıl yapısını doğru analiz etmek gerekir.

Çok genel anlamda Türk siyasal aklının temel parametreleri şunlardır:

1- Orta Asya geleneğinden gelen otoriter ve totaliter yaklaşım.

2- Emeviler zamanında kurumsallaşan itaat, kaderci kültür.

3- İslam siyaset anlayışına giren, halifeye itaat Allah’a itaattir kültürü

4- Orta Asya kaynaklı heretik tasavvuf anlayışı.

5- Bireyin sorumluluğunu ortadan kaldıran kaderci anlayış.

6- Güvenlik ve istikrarı, adaletin önüne koyan yaklaşım.

7- Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyetin otoriter, merkeziyetçi siyasal geleneği.

8- Siyasetteki rekabeti olumsuz karşılayan siyasal kültür.

9- Muhalefeti tekfir eden tarihsel miras.

Bu özellikler muhafazakar dindarlar başta olmak üzere toplumun genetiğine sinmiştir. Dolayısıyla bu kültür güçlü siyasal liderler üretmeye ve onu desteklemeye yatkındır. Esasen toplumun siyasal genetiğine otoriter siyasal kültür önemli bir yer tutar.

Bu kültür iktidar ve muhalefetiyle baskın bir kültürdür ve her siyasal anlayışın içinde baskındır. Bu yüzden Türkiye siyasal tarihinde çok sayıda iktidar değişmesine karşın siyasal kültür değişime uğramıştır.

Tam da bu noktada asıl sorunumuz karşımıza çıkıyor: Türkiye halkının siyasal tepkilerini belirleyen siyasal aklın parametrelerini değiştirmek gerekir.

Türkiye siyasetinin en büyük zaafı, müzakereye, içtihada, istişareye açık olmayan yapısıdır. Asıl çözülmesi gereken sorun devletçi, otoriter, güvenlik öncelikli kültürden, istişareye ve müzakereye açık bir siyasal kültür oluşturmaktır. Maturidi’nin deyimiyle, “İstişare akılların ve zihinlerin birleşmesidir. Onlar birleşince de tek kişinin kendi aklını kullanmasına kıyasla hak ve doğru olan gerçeklik daha çabuk anlaşılır ve daha kuşatıcı bir manaya ulaşır.” (Maturidi, Te’vilatü’l –Kur’an, Tercüme: Bekir Topaloğlu, Ensar Yayınları, cilt: 13, s: 203)

            İslam siyasal aklının en önemli değeri istişare etmektir. “Allah peygamberine her konuda ashabı ile istişare etmesini (fikir alışverişinde bulunmayı) emretmiştir, İnsanlar birbirleriyle istişare ettikleri ve bununla da Allah’ın rızasına ulaşmayı istediklerinde, Cenab-ı Hak onları yolun en doğru olanına yönlendirir. ” (Maturidi, Te’vilatü’l, Kur’an, 2/ 458-459)

            Tarihsel süreçte, Müslümanların siyasal konularda en temel referansı olan ‘Medine Vesikası’nın önerdiği siyasal katılımcı, müzakereci ve istişareye açık siyasal anlayış, zaman içerisinde görmezden gelinmiş, onun yerini itaate dayalı bir siyasal kültür almıştır. Zemini böylesine bir kültürün inşa ettiği bir toplumda katılımcı, müzakereci ve istişareye açık bir siyasal anlayış oluşturmak bir hayli zordur.

Siyasetin dönüşümü, siyasal aklı yeniden yapılanmasıyla mümkündür. Kuşkusuz bu uzun, zor ve çetin bir mücadeledir. Aydınlara ve âlimlere düşen en önemli görev budur. Âlimlerin Peygamberin varisleri olmasının anlamı da budur.

            Tüm bu verilerin ışığında baktığımızda önümüzdeki seçimler muhalefet açısından iç açıcı gözükmüyor. Çünkü muhalefetin başarısının ön şartı, muhalefetin kendi içinde sağlayacağı birlikteliktir. Muhalefetteki birliktelik önce İYİ parti ardından DEM’in kendi adaylarıyla seçime girme kararları yüzünden dağılmış görülüyor. Bu yüzden, muhalefet çevreleri siyasal partiler arasında değil, toplumda kurulacak birlikteliği öne çıkarıyorlar. Siyasal partilerin tutumu ne olursa olsun toplumdaki birlikteliğin süreceğine inanıyorlar. Bunun nasıl bir sonuç üreteceğini ya da üretemeyeceğini göreceğiz.

Muhalefetin dağılmasında iktidar çevreleriyle yaptıkları görüşmelerin de önemli rol oynadığı iddia ediliyor. DEM’in bu kararında iki etkenin öne çıktığı iddia ediliyor. İlki İstanbul’da istedikleri ilçelerin verilmemesi; Bolu, Ankara, Antalya Belediyelerinin Kürt karşıtı/ faşist (Kendi ifadeleri) tutum ve uygulamaları; ikincisi özellikle DEM’e bağımsız girerler ise kazanacakları belediyelere kayyum atanmayacağı sözünün verildiği iddiası var. Kuşkusuz bunlar birer iddia. Gerçek olan şu veya bu gerekçe ile İYİ Parti ve DEM’in seçimlere kendi adayları ile gireceği gerçeği. Muhalefetteki bu dağınıklığın iktidara yarayacağı da gün gibi ortadadır. Öte yandan geçmiş seçimlerde muhalefetin bir araya gelmesine karşın başarılı olamaması da büyük bir travma yaratmış gözüküyor.

Eğer süreç muhalefetin bu dağınıklığı üzerinden yürürse iktidar büyük bir seçim zaferi kazanabilir.

Yusuf Yavuzyılmaz’ın Tüm Yazıları

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.