Zeynep Kılıç Yazdı: Bastığın Yerleri Toprak Diyerek Geçme Tanı

03.04.2023

2023 Seçimi yaklaşa dururken seçim kampanyaları da gün yüzüne çıkmaya başlıyor. İktidarın yarın değil hemen şimdi kampanyasının üzerinden aylar geçerken muhalefet sana söz seçim kampanyasıyla seçim için propaganda startı verdi.            

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de Kemal Kılıçdaroğlu’nun yayınladığı kampanya videosunu sosyal medya hesabında paylaştı. Akşener, paylaşımında, “Sana söz, umut bitmeyecek” dedi.

Bir tartışma programında konuklar oturmuş Kılıçdaroğlu’nun start verdiği bu seçim kampanyasını değerlendiriyorlar. Karnı tok, gönlü bol yaşamayı seven bir Türkiye… Moderatör ise karnı tok gönlü bol genel ifadeler yerine sana söz asgari ücret şu kadar olacak sana söz şu sorun şöyle çözülecek gibi daha somut vaatler beklerdim diye ekliyor.  Başka bir konuk ben gayet başarılı buldum.  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızıl elma ile yayınladığı pozuna da baktım askeri montla verilmiş. Bu ülkede o gücünüzü gösteriyor olabilir fakat bu ülkede gençler savaş istemiyor, barış istiyorlar gelecek istiyorlar, daha ziyade yapıcı, gelecek umut edebilecek…

Moderatör Hocam kızıl elmada umut vadetmiyor mu? Konuk: Ben Kızılelma’nın başarısını nerde görürüm sınır ötesini aşan teröristleri vurursa. Suriye’ye sıkışmadan çünkü ciddi bir sorunumuz var özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin açıktan Rusya federasyonun dolaylı olarak desteklediği bir yapılanma oldu bittiye getirilerek Türkiye Cumhuriyeti’ni tehdit edecek bir devleti kurma gayreti içindedir diye tepkisini de kendisi ile çelişir gibi dile getiriyor.

Aynı televizyonda AK parti İstanbul il başkanı ise, diyelim seçimi millet ittifakı kazandı Cumhurbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu oldu bir Rövanşizm endişeniz var mı sorusuna şöyle tepki veriyordu:

Şimdi şöyle bizim kendimizden hareketle hiçbir endişemiz yok. Ancak enteresan bir durumla karşı karşıyayız. Muhalefetin siyasi aktörlerinin başta cumhurbaşkanı adayı olmak üzere onu destekleyen bazı sanatçıların, bazı akademisyenlerimizin dilleri ne kadar rovanşizm sevdalısı olduklarını hatırlamış oldu.  Bu altılı masanın kurucularından akademisyen profesör olmuş, Türkiye’nin belli kurumlarından görev yapmış birisi AK partililerin hayatı hakkında bahseder hale gelmiş. Bir diğer sanatçı efendim kafa şöyle olur böyle olur deme haline gelmiş. Bir diğer gazeteci yargılamaktan bahsetmiş, bir diğeri asılmaktan bahsetmiş bir diğeri Menderes gibi olmaktan bahsetmiş. Bu şunu gösteriyor. Sayın Kılıçdaroğlu son bir yıl içerisinde tehdit etmediği kimse kalmadı STK’ları tehdit etti, iş adamlarını tehdit etti, öğretmenleri tehdit etti, işçileri tehdit etti, herkesi tehdit etti. Şimdi bu çok kötü bir şey. Bizim buna dair tek endişemiz o arkadaşlarımızın kalplerine ve dillerine nefret söyleminin yansımış olmasıdır. Biz kelleniz kopacak yargılanacaksınız, Menderes gibi sonunuz olacak demiyoruz.

 

Kılıçdaroğlunun seçim kampanyasını domates, biber, patlıcan üzerinden yürüttüğü aşikardır. Bakalım bu nasıl limoni dünyadır. Kampanya filmi mutfakta bir annenin elinde bıçak domates doğrama sahnesi yer alıyor ve yanına küçük kız çocuğunun uykudan uyanıp pijamalarıyla mutfağa girmesi ile devam ediyor. Akabinde kocaman yayla şahsen bana doğadan hayatı anımsatırken sırada tereyağı, süt, peynir sahnesi gelecek beklentisi içinde iken tam o sıra sayın Cumhurbaşkanı adayı beliriyor, vaatleri peş peşe sıralayıp duruyor. Bahardan, barıştan konuşuyor. Gönül bağını mideye bağlıyor. Buyurun dostlar buyurun diyor Halil İbrahim sofrasına… Dostlar ise ittifaklar menfaat değil ilke ittifakları olmalıdır diyor. Bir Atatürk’ü biz tartıştırmayız. İki teröre karşı mesafeliyiz. PKK’sına, FETÖ’süne, İŞİD’ine, DHKP-C’sine, HİZBULLAH’ına…

Sığınmacıların gönderilmesine çok kararlıyız. Yine inandığımız bir şey var bu Erdoğan gitmelidir. Sayın genel başkana teşekkür ederim hoş geldiniz güle güle. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise özel gündemde,

Son dönemde Cumhurbaşkanı adayı olan zat Türkiye’nin Erdoğan’dan kurtulması gerekir diyor. Erdoğan sana ne yaptı? Erdoğan bu ülkeye hizmetkar olmaktan başka ne yaptı. Affedersin şu anda terör örgütleri ile yan yana olanlarla yan yanasın yıllar yılı onlarla beraber oldun. Sonunda seni bir yere koymadılar. Acaba seni yanlarına alacaklar mı almayacaklar mı diye seni de yanlarına aldılar. Sana da bir şey çıkar mı çıkmaz mı bunun gayreti içerisindesin.

 

Biliyorsunuz siyasete artık Erdoğan sitili bir tarz var. Nedir o ru be ru. Yani yüz yüze, gönül gönüle ilişki. Bölgemiz dünyamız giderek sertleşen bir uluslararası mücadele alanına döndü. Krizler ve savaşlarla anılan bir dünyayı tecrübe ediyoruz. Biz bu ortamda güçlü ve bağımsız bir Türkiye inşa edebildik. Ve bunu sürdürmeye ihtiyacımız var. Savaş bu topraklara gelmesin diye mücadele verdik vermeye devam edeceğiz.  Bu akşam şunu açıklayabilirim bir, biz ülkemizi savaşa sokmayacağız, iki aile kurumunu güçlü tutacağız, üç göç konusunda daha hassas davranacağız göçmenleri de birilerine yedirmeyeceğiz. Bizim son iki yıllık çalışmamız olmamış olsaydı batı kulübü Türkiye’yi Rusya’yı karşı savaş ortamına çekerdi. Biz burada olduğumuz müddetçe buna müsaade etmeyeceğiz.

Biliyorsunuz ilk kez 2007 seçimlerinde kullandığımız durmak yok yola devam diye bir sloganımız vardı. Şimdi bu sloganı doğru adımlarla yola devam olarak güncelliyor ve Türkiye yüzyılına doğru yürüyüşümüzü hızlandırıyoruz…

Hadi hak gelsin batıl zail olsun. Kamuya sorulan sorulardan birisi de İskoçya Pakistanlı Müslümanı başbakan yaparken Türkiye Alevi’ye oy verilir mi’yi tartışıyor diye. Alevilikten ya da LGBT’den dolayı değil de tam da işte bu fotoğraf karesine yansıyan dini ve ideolojik farklılıktan dolayı tartışmaktadır denilebilir mi?

Yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası topu, topu bir dilim kuru ekmek kavgası. Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna. Kimi tatlı peşinde kimisinin tuzu yok. Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına alnı açık gözü toklar buyursunlar baş köşeye kula kulluk edenlerse ömür boyu taş döşeye. Nefsine hâkim olursan kurulursun tahtına çalakaşık saldırırsan ne çıkarsa bahtına.

Öyle işte hani Allah şaşırttı derler ya yok haşa Allah şaşırtmaz Allah her zaman doğruya götürür. Yol yordamı bilene ise aşk olsun. Pes doğrusu tamam anladık ibadet ayındasınız fakat seccadeye ayakkabıyla basılarak poz verilmez ki, rükün erkan içinde abdestli temiz, ayaklarla basılır, sırtlar değil yüzler kıbleye doğru çevrilir. Halis niyet getirilip tekbir getirerek Allah’ın huzurunda kulluk bilinci ile rükû, secde edilir, diyerek ders vermemiz kibar olmamız mı gerek.

Yoksa yine birileri trollere (?) çattı çatacak, yahu bu işin trolü mrolü mü kaldı? İnsanlara çatmayın artık bence gaflete düşenlere çatın. Bu bir gaf değil bu göz göre göre içinde bulunulan bir gaflettir. Dine rağmen, manevi atmosferin en yoğun olduğu ramazan ayına rağmen bu nasıl bir görmezden gelmedir ya. Ne diyorlar havsalam almıyor vallaha. Peki, ya bay Kemal seccadeye değil de bayrağa ayak bassaydı bu günahın affı olacak mıydı? Ne dersiniz, Demokrat geçinenler aynı itidal ile eleştirileri yapabilecekler miydi? Boşa mı demiş şair,

Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır atanı; Verme, dünyâları alsan da, bu cennet vatanı. O zaman vecd ile bin secde eder –varsa- taşım; Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na’şım; O zaman yükselerek Arş’a değer, belki başım.

Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Farklı Bakış’ın bakış açısını yansıtmayabilir.

Zeynep Kılıç’ın Tüm Yazıları

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.