Zeynep Kılıç Yazdı: Kan Kusar Kızılcık Şerbeti Der

19.02.2024

Doğa, Cemre, Kıvılcım, Rüzgâr, Sönmez, Alev isimlerini sayarken nasıl da bir cehennemin içine düşmüşüz aman Allah’ım demeden edemeyeceğim.

Şimdi nerden başlayım derken yoldan çıkan Allah’ın bir kulu olan Abdullah beyden mi yoksa onu çepeçevre saran alevlerden mi.

Nur Sema’yı her gördüğümde boyunum tutuluyor inan.

Bu kadar kasıntıya değer miydi ki Nur Sema’nın hayatı Kızını dövmeyen dizini döver dedirtir cinsindendir.

E şimdi muhafazakârlara taş atsam dokuz köyden kovarlar mı. Ya modernlere toz kondurmasam kırmızı halıda yürütürler mi.

Yavaaaaşş.

Hadi darılmaca gücenmece olmasın.

Çuvaldızı önce muhafazakârlara sonra iğneyi modernlere batıralım.

Sahici olalım bu malzemeleri kim verdi bu modernlerin eline.

Sahiden her birimizin evinde kaç tane Nur Sema vardır. Biliyorum belki şu an bu yazıları okurken bile karşımızda en azından birer Nur Sema vardır. 

Hadi kendimize sadık olalım beyler gerçekten kaçınız aleve düşüp ya aman ilk defa kendim için bir şey yapıyorum diyen Abdullah beydir. Kaçınız şatafatlı, makyajlı, ojeli türban içinde gördüğü kızına layıkıyla ben seni kendime layık görmüyorum diye tepki veren Ertuğrul İslamoğlu’dur.

Olsun canım tek tük örnekleri olsun ama nerdeyse her çarşaflı annenin yanında başı göğe ermişçesine açık seçik yetişkin bir kızı çarşı Pazar gezerkene karşılaşmazsınızdır, muhtemelen, anormal değil çok normal ispat istemez

Gerçekten de bu bir övme belirtisi mi yoksa eziklik psikolojisiden mi?

Son zamanlarda mütedeyyin ailelerde başını açan bayanların, kızların sayısı boşanma sayısını geçmek üzerdir.

Hey alooo sana diyorlar hayalelfellahhhhh

Musallada salan okunmak helvan kavrulmak üzere.

Hani bir zamanlar marjinal olan sizdiniz.

Ebubekir olan sizdiniz Ömer’diniz, Ali, Osman’dınız.

Bir kuru ekmekle bir tas ayranla bir yarı hurmaya niyet etmekten gelgelelim geldik üç aylarda Pazartesi, Perşembe orucu yoktura. Kandil mandil yoktur.

Sizi mi kırcaz hadi olmasın, yahu size ne zararı var milletin zikrinden vitrinden.

Ya idrak edemezseniz o gecelerin gerçekten de o bin aydan daha hayırlı olduğuna. Etmeyin efendiler eylemeyin tek günahınız pazartesi perşembe orucu olsun… Namazlı niyazlı geceler olsun.. Nesil ha kaydı ha kayıyor. Hadisler ya hayrı konuşun ya da susun demiyor mu.

Medyanın ağzında sakız olan sizsiziniz sakıza vetfa ne haccet.

Hadi biraz da iğneyi muhafazakârlara çuvaldızı modernlere batıralım. Olan ile ölene çare yoktur

E ya hiç mi yoktur bu hırsızn suçu sitemlerini duyar gibiyiz.

İşte mesele de tam da bu.

Hırsız zati kan kusuyor irin kusuyor fakat kızılcık şerbeti içtim diyor.

Nuh diyor peygamber demiyor.

Üstelik herkes ev sahibini oynayan yani muhafazakarları suçlarken hırsız olan modernler ve onların kullandıkları modern algı araçları kimsenin aklına bile gelmiyor.

Ve büyük bir olasılıkla hırsız kurtarsa ki kurtarıyor elde ettiği mallardan çalıntılardan geçici bir hayat adına lavazımlardan nemalanıyor nemalanacaktır.

Çünkü bu onun hayat misyonudur.

Çalıntı üzerine bir hayat kurmak.

Çalıntı ama ne çalıntı inan para versen altın versen kesmez.

Bu hırsız çalsa çalsa

Abdullah beyi çalar

Nur Sema’yı çalar

İslamoğlu’nun rahatını

Mihrinin şevkini çalar.

Aç olduğu yalnızca maneviyattır onu da çalar ama ondan da anlamaz.

Çünkü ruhu tabiri yerindeyse Frankensteinin hortlak canavarı için yaptığı demir gelinidir.  Frankenstein Canavarı, Demir gelinin onu sevmediğini anlayınca kendini de öldürür gelini de hatta bütün kasabayı ateşe verir.

Ya kızılcık goncalara ne dersiniz, Fatihi, efendi hazretlerini.  Feraceli arkadaşlara bile siyah çarşaf giyinmedikleri için cehennemde yanacaksınız diye sitem edebilecek kadar illeri gidebilen böylesi radikal bir cemaatti bu kadar bel altıyla teşhir etmekten kasıt üzümü yemek değil bağcıyı dövmek olsa gerek.

Nokta atış gibi isim verircesine gelmiş geçmiş bir büyüğün özelini bilip bilmeden bu kadar derine inilmesi başka bir olaydır. Hani kültürümüzde ölünün ardında konuşulmazdı ya. Hele ki bir 28 Şubat mağduru olarak ilk defa gördüm emekli bir askerin kapalı kızı övdüğünü okumaya teşvik ettiğini halbuki önlerinde demir kapılar kilitlenirdi. Hadi bunu kurgunun hatırına verelim. Gerçi şeytan ayrıntıda gizlidir derler ya ama galiba bu ayrıntıların sonu gelmek bilmez hadi siz sağ ben selamet…

 

Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Farklı Bakış’ın bakış açısını yansıtmayabilir.

 

Zeynep Kılıç’ın Tüm Yazıları

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.