Zeynep Kılıç Yazdı: Suriyeliler Gidecek Terör Bitecek

22.05.2023

İslami terminoloji insanlık tarihi boyunca insanları iki adlandırma çerçevesinde kategorize etmiştir. Bu kategoriyi elbette ki kuru bir adlandırma olarak değil mahiyet ve anlam olarak yapmıştır.

Mesela en basit deyimle sadece rengine göre sarı, lacivert, bordo mavi ya da sarı, kırmızı vs göz duyusuna hitap ederek insanları herhangi bir futbol takımı, oyun ve eğlence bağlamında sınıflandırmamıştır.

İslam insanın dış görünüşüne değil niyeti baz alıp içe, kalbe önem atfetmiş insanların kalbine yani itikadına bakarak insanları ikiye sınıflandırmıştır. Buradaki içe bakış kişinin kendi dili ile kalbim temizdir deyip işin içinden sıyrılma bağlamında bir bakış değil elbette.

Günümüzde sağ sol ayrımı aslında yine bu bağlamda basite indirgenecek bir sınıflandırma değildir. İslami literatürün kendisine başvurduğumuzda bunu bize ifade eder. Nitekim İslami literatürde de insanları tabiri yerinde ise sağ cenah ya da sol cenah olarak sınıflandırması şu ayetlerin referansıyla anlaşılabilir.

 Fe ashabul meymeneti ma ashabul meymeneti, işte ashabı meymene meymene sahipleri amel defrterleri sağından verilen cennetlikler ama ne ashabı meymene! (Vakıa,8) Ve ashabül me’şemeti ma ashabul meş’emeti. Ve ashabı meş’eme meş’eme sahipleri amel defteri solundan verilen cehennemlikler ama ne ashabı meşeme!(Vakıa,9)

 

Bu sınıflandırma kapsamında bugünkü meselelere bakıldığında şu an için tartışa durduğumuz seçimleri belirleyebilecek olan kim ne derse desin yine bu iki sınıftan herhangi birisinin ideolojisinin baskın olabileceğinin cehdidir. Bunun en bariz örneği bu konuda dil, din, ırk gözetilmeksizin sol cenahın tek taraf olarak uzlaşabilmesidir.

Ki Kürt solunun oyları olmadan muhalif liderin yüzde 45’ler bazında oy alması kati bir suretle mümkün olmayan bir olaydır. Böylece seçimleri ikinci tura havale etme şansı elbette ki daha azdı.

Siyasi arenaya baktığımızda şu an için Kürtler üzerinden dengeyi sağlayabilen Türk solu Kürtlerin yoğun seçmen kitlesi ile anlam ve önem kazanabilmiştir. Kürt nüfusunun bunda epey rol oynadığını söyleyebiliriz. Ki buradan daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üç çocuk söylemini de Türk vatandaşlar açısından ve geleceği belirleme açısından (ekseriyeti yakalama) haklı çıkarabilmektedir.

Sol cenahın bu hamlesine karşı tarafı oluşturan Anadolu’nun kendisi ise yekpare bir şekilde papatya açar gibi sarıya boyanarak Anadolu geçilmez refleksi ile Anadolu’nun rengini belli etti.

Bunun üzerine İmamoğlu konuşuyor. Maç sıfır, sıfır ilk turda kazanan yok muhalefetin bütünü elli buçuk peki muhalefetin bütününde kim var Kılıçdaroğlu var Sinan Oğan var. Aslında konuştukları farklı şeyler yok. Mülteci konusunda aynı şeyleri söylüyorlar milliyetçilik konusunda aynı şeyleri söylüyorlar bakmayın iktidar diyor ki sen vatan haini, sen vatansever, sen inançlı sen inançsız, kim kime inançlı inançsız diyebilir ki inanç kul ile Allah arsındadır. Milliyetçilik kim daha vatansever kimin Atatürk’le sorunu var kimin yok efendim PKK ile ilişkili kim PKK terör örgütü Feto terör örgütü yıllardır biz söylüyoruz bunu. Şunu konuşmuyoruz ya daha çok kütüphane yapalım daha çok teknoloji konuşalım. Gençlerin mucit olmaları için daha iyi bir eğitim sistemi ortaya koyalım bunları konuşmuyoruz. Bunları konuşamadık seçimde niye medya belli bir kesimin elinde sistem belli bir kesimin elinde biz yeterince sesimizi duyuramadık diye. Kimse diyemez ki İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun yönetimi şunu demişti tam tersi bunu yapmıştı başaramadığımız işler olabilir ama hiç aldatmadık seçim öncesi İmamoğlu gitmiş yerine seçim sonrası İmamoğlu gelmiş. Bakan Nurettin Nebati ne diyordu ya arkadaş sen nesin hacı Kemal misin Kürt kemal mi nesin? Akşener de benzer sorular yöneltiyor Ya ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ demekten rahatsız olanları ya da ‘Varlığım Türk varlığına armağan olsun’ diye and içenleri seçeceksiniz.”

Peki madem maç sıfıra sıfır bu denge nasıl bozulacak? Tüm gözler üçüncü aday ve seçmenine çevrilmiş durumdadır. Üçüncü aday da şimdiden havalara girmiş cumhurbaşkanı yardımcılığı varken ben ne yapıyım bir bakanlığa modundadır. 

Milliyetçilik anlayışı ise anlaşıldığı kadarıyla Amerikalılar göçmenlere nasıl davrandıysa ben de öyle davranırımdır.

Ne yani Amerikalıları rol model alıp göçmenlerin başını ezmen mi gerekecek. Birisi sosyal medyada sormuş Azerilere de göçmen muamelesi yapacak mısın yoksa onlar pozitif ayrımcılıktan yırtacak.

Galiba Kılıçdaroğluyla Ogan’ın anlaşabildikleri tek dil göçmenleri göndermektir. Çünkü Kılıçdaroğlu yine son dakika haberi olarak iktidara gelir gelmez göçmenleri evlerine göndereceğim nokta diye yine vaadini tekrarladı durdu.

 

Diyelim ki bunlar göçmenler hakkında anlaştı ya Kılıçdaroğlu’nun can simidi olan HDP hakkında nasıl anlaşacaklar.

Hadi HDP’ye de birer bakanlık verelim de onların da gönlü hoş olsun diye bir politika izlesin milliyetçi seçmenlere ne olacak.

Tabiri yerindeyse doluya koyup almamak boşa koyup dolmamak böyle bir şeydir galiba.

Sol cenahın tek bildikleri şey iktidara geldiklerinde göçmenleri enselerinden yakalayıp tıpış, tıpış evlerine göndermektir.

Siyasetin sağı solu belli olmaz ya ayetin dediği gibi sabikunlar hayırda yarışanlar dip dalga olarak öne çıkarlarsa o zaman da kiminin duası kiminin devesi deriz. Kimin kimi evine göndereceğine yalnız yüce Allah karar verecektir.

Bak biz toprak, ev, arsa üzerinden tartışa dururken işte dünya, dünyanın en uzun burunlu adamı olan Artvinli Mehmet Özyürek amcaya da kalmadı, ka-la-ma-dı, kimseye kal-ma-ya-ca-ğı gibi…

Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir. Farklı Bakış’ın bakış açısını yansıtmayabilir.

Zeynep Kılıç’ın Tüm Yazıları

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.